Tele1, RTÜK, AKP, NATO, ABD

Silivri'de, "dört kişilik casusluk örgütü" iddiasının duruşmasındayım. Bu kumpasın en önemli nedeninin Tele1'e el koymak olduğu süreç boyunca net şekilde görüldü. Merdan Yanardağ gözaltına alınır alınmaz Tele1'e kayyım atadılar. Oysa Merdan Yanardağ kanalın sahibi bile değildi. Ve Merdan Yanardağ daha mahkemeye çıkarılmadan, Tele1'i satmaya kalktılar.

Bakınız tüm bunların NATO zirvesi ve iktidarın yeni dönemde ABD'nin işlerine talip olmasıyla doğrudan ilgisi var. Anlatayım.

RTÜK'ÜN NATO UYARISI!

Yarın başlayacak NATO'nun Ankara zirvesi için günlerdir Türkiye'nin çeşitli renklerdeki solcularına operasyon yapıyorlar. NATO karşıtı bir iklimden o kadar çok korkuyorlar ki NATO haberleri nedeniyle gazetecileri de gözaltına alıyorlar: "Odatv editörü Ceren Erdoğdu sabah saatlerinde evine yapılan hukuksuz baskınla gözaltına aldı. Erdoğdu son olarak 'AKP'ye muhalif Müslümanlardan NATO çıkışı: Zirve öncesi imza kampanyası' başlıklı habere imza atmıştı." (Cumhuriyet.com.tr, 5.7.2026)

Ve dün RTÜK bir "uyarı" yayınlayarak radyo ve televizyonlara "Gözüm üzerinizde" dedi. Hiç abarttığımı sanmayın, aynen öyle dediler: "Yayıncı kuruluşlarımızın milli güvenlik perspektifimizi gözetmeleri büyük önem arz etmektedir. Tüm yayın akışlarının titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz."

RTÜK'ÜN "AKP'YE UYGUN YAYINCILIK" GÖREVİ!

RTÜK'ün açıklamasının özet anlamı şudur: AKP'nin güvenlik ve dış politikası, Türkiye'nin güvenlik ve dış politikasıdır ve karşı çıkılmamalıdır!

Bakınız biz bunu Tele1'de yaşadık. AKP'nin Suriye politikalarına karşı yaptığımız yayınlara RTÜK, "Türkiye'nin milli güvenlik ve dış politikasına aykırı yayın" diyerek ceza verdi!

Tele1 o cezalara rağmen, izleyicisinin de desteğiyle en zor şartlarda yayınlarını sürdürdü. İşte casusluk davası cezalarla engellenemeyen bir yayıncılık faaliyetini kayyımla durdurma kumpasıdır.

MİLLETİN DEĞİL BÜYÜK SERMAYENİN IKARI

RTÜK'ün radyo ve televizyonlara yaptığı "NATO yayını" uyarısı, "kalemi dik" gazetecilerin, yazarların ve aydınların tutumunu milim değiştirmeyecek elbette. Biz Türkiye'nin ve Türk milletinin çıkarı gereği "Türkiye'nin NATO'dan ve NATO'nun Türkiye'den çıkması gerektiğini" anlatmaya devam edeceğiz. Zira Türkiye'nin gerçek çıkarı NATO'da olmasında değil, NATO'dan kurtulmasında, bağımsız ve bağlantısız