Şantaj mı, denge arayışı mı

Önce şu listeye bir bakalım: Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung, Kanada Başbakanı Mark Carney, İrlanda Başbakanı Micheal Martin, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo ve Almanya Başbakanı Frederic Mertz...

ABD'nin müttefiki olan bu ülkelerin liderleri, son bir ayda Pekin'i ziyaret ederek in Devlet Başkanı Şi Cinping'le görüştüler. Bu listeye Aralık 2025'te öncülük eden ise Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'du.

Bu ülkelerin bazıları in'le "stratejik ortaklık" imzaladı, bazıları ise "kapsamlı stratejik ortaklığı" derinleştirme kararı aldı. Peki neden ABD'nin müttefikleri neden bir ay içinde in'e yanaştı Bu yakınlaşma müttefiklerinin "baskı yapan ABD'ye" şantajı anlamına mı geliyor yoksa bu ülkeler ABD'ye karşı in'i bir dengeleyici olarak mı görüyorlar

ZİYARETLER DAVOS-MÜNİH ZEMİNİNDE

Bu ziyaretler Davos-Münih Güvenlik Konferansı zemininde gerçekleşti. Biri ekonomi, diğeri güvenlik merkezli bu iki organizasyonda çoğu Atlantik lideri "düzenin yıkılmakta olduğunu" tespit etti ve sorumlusu olarak da ABD'yi işaret etti. En çarpıcılarını anımsayalım...

Davos'ta Kanada Başbakanı Mark Carney, "Kurallara dayalı düzen hikâyesinin kısmen sahte olduğunu biliyorduk. Bu kurgu faydalıydı. ünkü Amerikan hegemonyasının sağladığı bazı 'nimetler' vardı. Ama artık o güzel hikâye bitti" dedi. Daha da önemlisi Carney, yeni dönemi bir geçiş değil, bir kopuş olarak niteledi.

"Yıkım altında" başlığını taşıyan Münih Güvenlik Raporu "Yaklaşık seksen yıl sonra, ABD önderliğindeki 1945 sonrası uluslararası düzen yıkıma uğruyor" saptaması yaptı ve Amerikan düzeninin doğrudan ABD tarafından yıkıldığını belirtti: "Mevcut kuralları ve kurumları baltayla yıkmaya çalışanların en güçlüsü ABD Başkanı Donald Trump'tır."

CARİ MESAJ-OLASI IKTI

Görüleceği üzere ABD'nin müttefiklerinin in'le yakınlaşması birincisi ABD'nin baskısı altında, ikincisi de "yeni düzen doğumu sancıları" öncesinde gerçekleşti. Bu durumda baştaki sorunun her iki yanıtı da geçerlidir.

1) ABD'nin müttefikleri, baskı yapan hatta tehdit eden ABD'ye karşı siyasi şantaj yapmak üzere in'e yaklaşıyorlar. Washington'a "Elindeki sopayı bırakmazsan in'e yanaşırız" mesajı veriyorlar.

2) ABD'nin müttefikleri, tehdidi in'le dengelemeyi planlıyorlar.

Bunlardan birincisi taktik, ikincisi ise stratejik düzeydedir. Birincisi cari mesajdır, ikincisi ise olası süreç çıktısıdır. Birincisi önceliklidir, ikincisi ise şartlara bağlıdır.