Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yeni Şafak'a yaptığı açıklamada, S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satışı için görüşmelerin sürdüğünü belirterek "İlgili tüm ülkeler arasında teknik müzakereler devam ediyor" dedi.
S-400 almaya karar verildiğinde itiraz edenlere karşı "Kimse bize karışamaz" diyen, alırken "vazgeç" baskısı yapanlara "Geri adım atmayız" diyen iktidarın ABD baskısına direnemeyip S-400'ü elden çıkarmayı kabul etmesi, öncelikle Ankara'nın iradesi açısından vahimdir.
S-400 SİLAH OLMANIN ÖTESİDİRS-400 sadece bir füze savunma sistemi değildir;
- Askeri açıdan silah envanterini çeşitlendirerek tek adrese bağımlılıktan kurtulma tutumudur,
- Program düzeyinde ABD'den "stratejik özerk" olma hedefidir,
- Politika düzeyinde komşularla iyi işbirliği ve "bölge merkezli dış politika" izleme amaçlıdır.
Neo-Abdülhamitçi AKP hükümeti ise S-400'ü taktik amaçla, ABD'yle daha iyi pazarlık yapabilmek amacıyla aldı ama doğru dürüst pazarlık bile yapmadan, ABD'nin baskısıyla elinden çıkarmayı kabul etti.
ABD ONAYLI ALICITürkiye'nin S-400'ü verebileceği "onaylı" ülkenin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olduğu belirtiliyor.
Fidan'ın ifade ettiği teknik müzakerenin sürüyor olmasının nedeni bu "onaylı" olma durumu olasılıkla. Türkiye'den S-400'ünü satmasını isteyen ABD'nin, devredilecek ülkeyi haliyle "onaylaması" gerekiyor. O ülke hem ABD'nin müttefiki olmalı hem de alacağı S-400 ABD'nin müttefiklerine karşı risk oluşturmamalı.
BAE bu kriterlere fazlasıyla uyuyor. Fazla kısmı da BAE'nin neredeyse İsrail'in bölgedeki en iyi işbirliği yaptığı ülke olmasıdır. BAE İsrail'le sadece bölgemizde değil Afrika'daki operasyonlarda da birlikte hareket ediyor.
Dolayısıyla Türkiye S-400'ü elinden çıkarırsa ve BAE'ye verirse, bu S-400'ü İsrail'in müttefikine vereceği anlamına gelir.
MOSKOVA'NIN TUTUMUDışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bahsettiği "süren teknik müzakerelerin" önemli bir aktörü de S-400'ün üreticisi olan Rusya'dır.

13