MİT'ten beklenen yazı

Bakalım MİT'ten beklenen yazı yarınki duruşmaya gelecek mi Savcılığın Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün'den oluştuğunu iddia ettiği dört kişilik bir casusluk örgütünün gerçekte olup olmadığının ve bir casusluk faaliyeti içinde bulunup bulunmadığının MİT'e sorulmasına karar verilmişti önceki duruşmada.

ünkü savcılığın suçladığı kanunla, iddiası arasında tam bir uyumsuzluk var. Kanun ne diyor Casusluk fiili için bir kere ele geçirilmiş bir devlet sırrı gerekli, bu sırrın bir yabancı istihbarat örgütüne/devletine verilmesi gerekli. Peki iddianamede casusluk faaliyetinden yararlanmış bir yabancı devlet ya da yabancı istihbarat örgütü var mı Yok. Peki devlet sırrı niteliği taşıyan bir veri var mı Yok. Bu nedenle mahkeme "Bari MİT'e soralım" dedi!

17 E-POSTA MESELESİ

Devlet sırrı diye zorladıkları konu da son duruşmada çürütüldü: Devlet sırrı dedikleri iddianameye göre "çok sayıda İBB verisi"ymiş ve bunlar ele geçirilip darkweb'e yüklenmiş. Uzman mütalaası, hâkimin istediği bilirkişi raporu ve Emniyet terörle mücadele raporu ortaya koydu ki o İBB verileri, gerçekte toplam 17 adet ibb.gov.tr uzantılı e-posta.

Evet, sadece 17 e-posta! Ancak dahası da var. Raporlara göre 17 e-postanın sadece ikisi gerçek ve kullanımda, diğerleri pasif. Bitmedi. Bu e-postalar raporlara göre darkweb'e 2019'dan önce ve üstelik farklı yıllarda yüklenmiş. Dahası İBB'den değil, o İBB hesaplarını kullananların alışveriş gibi nedenlerle girdikleri sitelerden ele geçirilmiş. Farklı yıllarda darkweb'e düşmesinin nedeni de bu.

İDDİANAMEYİ ÜRÜTEN Ü BELGE

İddianamenin özü şu: Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ bir casusluk örgütüymüş, Hüseyin Gün de amirleriymiş. Üç isim Hüseyin Gün'ün talimatıyla casusluk faaliyeti yapmışlar. İBB'nin verilerini çalıp kullanmışlar ve 2019 seçimini manipüle etmişler!

Uzman mütalaası, hâkimin istediği bilirkişi raporu ve Emniyet terörle mücadele raporu, "İBB verileri" konusunu çürüttü. Normal şartlarda bu üç belgenin iddianameyi çürütmesi nedeniyle davanın hemen o an düşmesi gerekirdi. Ama bu casusluk davası da son tahlilde bir siyasi dava olduğu için, "Bir de MİT'e soralım" dediler. Bakalım MİT ne diyecek

ASIL CASUS İSTANBUL'DA TANITIM YAPTI

Doğrusu MİT'in işi de zor. "Ortada bir casusluk yok" dese, bir siyasi davanın düşmesine neden olacak. "Casusluk var" demeye kalksa, neyi nasıl kılıfına uyduracak.

İşin ülkemiz açısından asıl acı tarafı ise şu: Meseleyi casusluğa, İngiliz casusluğuna bağlıyorlar. Müthiş kanıtları da şu: David John Charters, Hüseyin Gün'ün telefon rehberinde şu şekilde kayıtlıymış: "Eski MI6 Başkanı Richard Moore'un arkadaşı."