İki milliyetçilik

ağımızda milliyetçilik, eğer antiemperyalist karakterde değilse milletine genelde sorun çıkarır. Şöyle de ifade edebiliriz: Milliyetçiliklerin milletlerine yararının ölçütü antiemperyalist olup olmamasıdır.

Türk milliyetçiliği, Kurtuluş Savaşı'nda, emperyalizme karşı mücadele içinde gelişti. Ama Türkiye Atlantik kampına girince Türk milliyetçiliği adım adım dönüştü, emperyalist ABD'nin çıkarlarına uygun olarak antikomünist mücadeleyi esas alan türden bir NATO-Türkçülük oluştu. Bu NATO-Türkçülüğün bir kolu ırkçı-Turancı oldu, bir kolu "Türkçe olimpiyatları" türünden etkinliklerle ABD'nin Orta Asya planlarını uyguladı, bir kolu Türk-İslam sentezine hizmet etti.

KERKÜKÜLÜK, HALEPİLİK

Antiemperyalist milliyetçilik ile NATO-Türkçü milliyetçilik arasındaki farklar, en çok emperyalist ABD'nin bölgemizdeki saldırıları sırasında gün yüzüne çıkıyor.

Örneğin ABD Irak'a saldırdığında NATO-Türkçü milliyetçilik "Musul ve Kerkük Türktür" diyerek ABD'nin arkasına hizalanır, parçalanan komşudan pay kapma hesabı yapar. Antiemperyalist Türk milliyetçiliği ise ABD'nin komşusuna saldırısına itiraz eder, "Irak'ın birliği Türkiye'nin birliğidir" diyerek komşusunun parçalanmasına karşı çıkar.

Örneğin ABD Suriye'ye saldırdığında NATO-Türkçü milliyetçilik "Halep 82. il" diyerek ABD'nin arkasına hizalanır, parçalanan komşusundan pay kapma planı yapar. Antiemperyalist Türk milliyetçiliği ise ABD'nin komşusuna saldırısına itiraz eder, "Suriye'nin birliği Türkiye'nin birliğidir" diyerek komşusunun parçalanmasına karşı çıkar.

Musulculuk, Kerkükçülük, Halepçilik yapmak daha Türkçülükmüş gibi görünür ama tersidir; bu türden milliyetçilikler tam da ABD emperyalizminin istediği türden milliyetçiliklerdir. Milletlerin karşı karşı gelmesi ABD'ye oyun alanı oluşturur çünkü. Asıl Türk milliyetçiliği, komşusunun birliğini savunarak kendi birliğine yatırım yapandır.

İRAN TÜRKÜ İRAN'I SAVUNUYOR

Antiemperyalist olmayan milliyetçiliğin bir zaafı da hafızasıdır. Döne döne kullanılır. 1991 ve 2003'te Irak'ta, 2011'de Suriye'de kullanılır ama ders çıkarmaz; 2026'da İran'da aynı şekilde yine emperyalist ABD'nin kuyruğuna takılır.

ABD ve İsrail İran'a saldırdığında İran'daki Türklerin varlığı üzerinden yine NATO-Türkçülüğe soyunur. Açık açık İran'ın parçalanmasını ister. Türklerin İran'dan ayrılarak Azerbaycan ve Türkiye ile birleşmesini savunur. Tam ABD ve İsrail'in istediği türden kullanışlı milliyetçiliktir bu.