Egemenlik, haklar ve Tele1

Tele1'e el koydular, mahkeme kararı beklemeden satışa çıkardılar—halkın haber alma hakkını susturmak gerçekten ulusal egemenliğin engellenmesi midir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Tele1'e yapılan operasyonun haber alma hakkını engelleyen bir yağma olduğunu savunarak, ulusal egemenliğin somut haklarından biri olan medya özgürlüğünün askıya alındığını ileri sürüyor. Merdan Yanardağ'ın henüz mahkemeye çıkmadan kanalın satılmaya çalışılmasını hukuksuzluk örneği göstererek, bu operasyonun muhalif sesleri susturmayı amaçladığını iddia ediyor. Ancak kesin hüküm olmadan yapılan el koymanın adli süreci engellemesi mi yoksa geçici bir tedbir midir?

Ulusal egemenlik soyut bir kavram değildir. Ulus egemenliğini somut şekillerde kullanır.

Ulusun egemenliğini kullanmasının en somut hali oy kullanması ve temsilcilerini yönetici olarak seçmesidir. Ama bir süredir ulusal egemenlik, sadece bu haline, ulusun beş yılda bir oy kullanmasına indirgenmiş durumda.

Oysa ulusun egemenliğini kullanması bununla sınırlı değildir. Ulus sadece seçerek değil, örgütlenerek, düşüncesini açıklayarak, alanlara çıkarak, eylem yaparak, hatta "direnme hakkını" kullanarak egemenliğini uygular. Bunlar anayasalarda siyasi parti, dernek ve sendika kurma, toplantı ve gösteri hakları olarak yer alır.

Başka

ULUSUN HABER ALMA HAKKI

Ulusun egemenliği, haklarını "kayıtsız şartsız" kullanabilmesi ile ilgilidir. Ulusun/milletin en önemli anayasal haklarının başında haber alma hakkı gelir. Bu da düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, bilgi edinme hakkı vb. haklar üzerinden sağlanır.

Oysa bir süredir ne acı ki Türkiye, halkın haber alma hakkının en sert şekilde engellendiği bir ülkeye dönüşmüş durumda. Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle gazeteciler sıra sıra hapis yatıyor. Son örnekler Alican Uludağ ve İsmail Arı oldu.

Sırf gazetecileri hapse atabilmek için çıkarılmış kanun var: "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu" diyerek gazetecilerin üzerinde kılıç gibi kullanılıyor.

Tabii bazı tür gazeteciler üzerinde uygulanıyor. Örneğin "Şimşek'in enflasyonla mücadele programı çöktü" manşetini Yeni Şafak yerine muhalif bir gazete atmış olsaydı, ertesi sabah şafak operasyonu başlardı.

Neyse, asıl tartışmak istediğim başka.

MERDAN YANARDAĞ'IN İSYANI

Görmüşsünüzdür mutlaka. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, el koyduğu televizyonumuzu, Tele1'imizi satışa çıkardı. Hem de 28 Milyon TL'ye.

Bu para, İstanbul'da iyi bir semtte ev parası artık. Demek ki bir yandaşa ucuza peşkeş çekilmek isteniyor.

Tele1'in kumpasla içeri atılan genel yayın yönetmeni Merdan Yanardağ, haliyle isyan etti. Bunun bir "yağma ve çökme operasyonu" olduğunu söyledi ve kendisine yapılan operasyonun asıl amacına işaret etti: "Yalan ve iftiraya dayalı 'casusluk' kumpasının amacı böylece bir kez daha tartışmasız şekilde gözler önüne serildi. Amaç Tele1'e çökmek, susturmaya çalışmaktı."

OPERASYONUN AMACI