Avrupa 'yıkım altında'

Münih Güvenlik Konferansı başladı. Öncesinde yayımlanan hacimli Münih Güvenlik Raporu, Avrupa açısından bir çaresizliğe işaret ediyor.

"Yıkım altında" başlığını taşıyan Münih Güvenlik Raporu'nun tespiti şu: "Yaklaşık seksen yıl sonra, ABD önderliğindeki 1945 sonrası uluslararası düzen yıkıma uğruyor."

Rapor, Amerikan düzeninin doğrudan ABD tarafından yıkıldığını belirtiyor: "Mevcut kuralları ve kurumları baltayla yıkmaya çalışanların en güçlüsü ABD Başkanı Donald Trump'tır."

Rapor her ne kadar Trump'ı ve yönetimini suçluyorsa da aynı zamanda bunun "Trump'ın kişisel inançlarına" atfedilmemesi gerektiğini belirterek Trump sonrasında da bu siyasetlerin süreceğine işaret ediyor. Rapor bu politikaların "ABD elitlerinin çıkarını" yansıttığını ve ABD'nin hâlâ mevcut olan gücüne dayandırılarak yürütüldüğünü saptıyor ki bu önemli.

AVRUPA'NIN İN'E BAKIŞI SORUNLU

Elbette bu saptamalar yeni değil, öncesinde Davos'ta, Dünya Ekonomik Forumu'nda da ortaya kondu. Dolayısıyla asıl sorun şu: Avrupa (ya da AB) bu "yıkımın altında" ne yapacak Avrupa'nın çözümü ne

Hacimli raporun sıkıntısı da burada; saptaması var, çözümü yok. Dahası çözüm olabilecek yolu da kendi elleriyle kapatıyor.

Bir kere Münih Güvenlik Raporu, ABD'nin Ulusal Güvenlik Stratejisi'ni, ABD'nin AB'yi dışarıda bıraktığı ve dünyayı in ve Rusya'yla paylaşmak istediği şeklinde yorumluyor. ABD'nin mutlak egemenlik alanı ilan ettiği Batı yarımküre dışındaki bölgeleri fiilen in ve Rusya'ya devrettiğini ileri sürüyor.

Ancak bu doğru değil. Evet, ABD "Batı yarımkürede egemenliğini" esas alıyor ama bu "Doğu yarımküreyi in ve Rusya'ya bıraktığı" anlamına gelmiyor, tersine orada da in'e karşı mücadele hedefliyor.

Esas sorun ise şu: Rapor "düzeni yıkanın" ABD olduğunu saptıyor ama tehdit olarak yine de in'i işaret ediyor: "Giderek güçlenen in, bölgesel istikrarı tehdit eden provokasyonlar ve baskılarla bölgesel hakimiyet için güçlü bir girişimde bulunuyor."

AVRUPA'NIN ARESİZLİĞİ

Avrupa'nın çaresizliği de burada. Hem ABD'nin yıkıcılığını saptıyor ama hem de o yıkıma karşı ittifak kurabileceği ülkelere karşı pozisyon alıyor.

Peki "herkese karşı" durumdaki Avrupa ne yapabilecek Elinde ne var, kaynakları ne

ABD'li ünlü iktisatçı Richard D. Wolf'un şu saptaması önemli: "Avrupa'nın önümüzdeki 10 yıl içinde askeri savunma kapasitesini geliştirmesi ve yapay zekâ gibi yüksek teknoloji alanlarında ABD ve in'i yakalaması gerekiyor. Ancak kaynaklar