40 gün savaşının sonu

Haziran 2025'teki birinci savaş 12 gün sürmüştü ve 12 Gün Savaşı diye kaydedilmişti. İran'ın saldırıya yanıt olarak ateşlediği füzeler, İsrail'in ünlü "Demir Kubbe"sini delince ABD 12. günde savaşa dahil olmuş ve ardından ateşkes gelmişti. Bunu o zaman "ABD'nin İsrail'e 'savaştan çıkış kapısı açma' dahli" diye yorumlamıştık.

Yedi ay sonra, 28 Şubat 2026'da önce İsrail'in, ardından ABD'nin saldırısıyla başlayan ikinci savaş ise 40 gün sürdü, "40 gün savaşı" diye kaydedebiliriz. Taraflar yaklaşık iki aydır, ateşkes altında 40 gün savaşını bağlayacak bir müzakere taslağında anlaşmaya çalışıyor.

OK YAKLAŞILAN ANLAŞMA

ABD açmaza saplanmış durumda: Ne İran'a yeniden savaş açabiliyor ne de İran'ı kendi istediği şartlarda masaya oturtabiliyor.

İran'a yeniden savaş açamıyor, zira bu kez hanesine ilkinden daha büyük bir yenilgi yazılacağını görüyor. İran'ı kendi istediği şartlarda masaya oturtamıyor çünkü savaşın kazananı değil. İran'ın istediği şartlarda da oturmak istemiyor çünkü o durumda da Ortadoğu'daki müttefikleri nezdinde sürdürülemez bir konumu oluşacak; daha önemlisi de İsrail'in manevra alanında daralma yaşanacak.

İşte bu sıkışmışlık içinde arabulucular gidiyor geliyor, müzakere taslağına yeni maddeler ekleniyor, bazı maddeler çıkarılıyor, kimisi değiştiriliyor. Trump yönetiminin son bir haftadır en sık dile getirdiği cümle "Bir anlaşmaya çok yaklaştık" şeklinde.

ABD'NİN NÜKLEER SİLAH YALANI

İran kırmızı çizgilerini çekmiş durumda: ABD'nin yeniden saldırmayacağının garanti edilmesi, İsrail'in Lübnan dahil bölgedeki saldırılarının durdurulması ve uzun yıllardır uygulanan yaptırımların kaldırılması.

Anlaşmaya Tahran yönetiminden daha hevesli görünen Trump'ın ise en önemli şartı, İran'ın nükleer silah sahibi olmaması! Mesele şu ki İran'ın nükleer silah sahibi olmak gibi bir amacı zaten yoktu, bunu defalarca dile getirdi. Dahası Hamaney nükleer silaha karşı fetva bile verdi.

O nedenle Trump'ın "İran'ın nükleer silah sahibi olmaması" şartı, kendi kamuoyuna bir kazanç gösterme niyetinden ötesini taşımıyor. Trump'ın "İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engelledik" sözü de ABD'lilerin "Neden İran'a savaş açtık" sorularına yanıt üretme ihtiyacından kaynaklanıyor.

TRUMP: İRAN'DA OLMAMALIYDIK

Her durumda Trump'ın işi zor. Zira bir yandan da "İran'da olma yanlışlığı" ile "olduğu" gerçeği arasında sıkışmış durumda.

Trump'ın Fox News'e verdiği röportajda, o sıkışıklık net görüldü. Önce ABD'nin Irak'ta olmasının yanlışlığına değindi: "Irak'a ne olduğuna bakın. ok kötü yaptık. Yaptığımız şey çok aptalca bir şeydi. Bu arada, ilk etapta orada olmamalıydık." Ama ardından ağzından "İran'da da olmamalıydık" sözü çıktı, sonra bu sözü "Ama İran'ının yeteneği var" diye bağlamaya çalıştı ve gerekçe üretmek üzere sözünü şöyle tamamladı: "Dokuz ay önce onları B-2 bombardıman uçaklarıyla vurmasaydık, şu anda bir nükleer silahları olurdu."