Bir üretim organizması: Çin'in endüstriyel ekosistem modeli

Çin'in "dünyanın fabrikası" haline gelmesi ne yalnızca nüfus büyüklüğünün ne de düşük ücretlerin sonucudur. 2026 itibarıyla Türkiye'de net asgari ücret yaklaşık 640 dolar seviyesindedir. Çin'in büyük sanayi merkezlerinde bu rakam 370–400 dolar bandında, Hindistan'da ise yaklaşık 200 dolar civarındadır. Eğer küresel üretim yalnızca ücret üzerinden şekillenseydi, üretimin büyük kısmının Hindistan'a kaymış olması gerekirdi. Oysa Çin hâlâ küresel üretim zincirlerinin merkezindedir.

Bu tablo açık bir gerçeği gösterir: Çin'in başarısı ucuzluk değil, tasarlanmış bir üretim sistemidir.


ÜRETİM BİR BİNA DEĞİL, BİR ORGANİZMADIR

Çin modeli üretimi tekil fabrikalar üzerinden değil, bütünleşik kümeler üzerinden organize eder. Amaç bir fabrikanın performansını artırmak değil; bir ürün ailesinin tamamını aynı coğrafyada yoğunlaştırarak sistem verimliliği üretmektir.

Bu yaklaşım üç temel ilkeye dayanır:

• Mesafeyi azaltmak: Tedarikçi, ana üretici ve lojistik firmaları aynı bölgede konumlanır.

• Zaman kaybını minimize etmek: Hata düzeltme ve karar süreçleri hızlanır.

• Dikey derinlik oluşturmak: Bir ürünün ikinci ve üçüncü seviye alt tedarikçileri bile aynı ekosistemde yer alır.

Sonuçta üretim yalnızca daha ucuz değil; daha hızlı, daha esnek ve daha öngörülebilir hale gelir.


SAHADAKİ KARŞILIĞI

Bu modelin nasıl çalıştığını görmek için birkaç örnek yeterlidir. Shenzhen bugün elektronik ve donanım üretiminin merkezidir. Bir cihaz tasarladığınızda devre kartını üreten firma, plastik kasayı basan atölye, ekran tedarikçisi ve montaj hattı birbirine birkaç kilometre mesafededir. Bir değişiklik gerektiğinde haftalar beklenmez; ertesi gün yeni versiyon üretilebilir. Bu nedenle Shenzhen'de prototip süresi günlerle ölçülür.

Suzhou yarı iletken ve yüksek teknoloji alanında uzmanlaşmıştır. Araştırma laboratuvarları ile üretim tesisleri aynı sanayi parkı içindedir. Fikir ile üretim arasındaki fiziksel mesafe ortadan kalkmıştır.

Dongguan ise alt tedarik zinciri yoğunluğuyla bilinir. Bir fabrikada vida üretilir, diğerinde plastik kalıp basılır, bir başkasında boyama yapılır. Sipariş değiştiğinde sistem hızla uyum sağlar.

Bu şehirlerin ortak özelliği şudur: Fabrikalar birbirinden kopuk işletmeler değil, tek bir büyük üretim organizmasının parçaları gibi çalışırlar.


TÜRKİYE İÇİN YOL HARİTASI: DERİN KÜMELENME VE YAŞAM ENTEG-RASYONU

Çin örneği bize şunu göstermektedir: Rekabet avantajı tek tek fabrikalardan değil, tasarlanmış üretim sistemlerinden doğar. Türkiye açısından mesele yeni organize sanayi bölgeleri kurmak değildir; bu bölgeleri doğru derinlikte ve doğru bütünlükte tasarlamaktır.

1. Dikey derinlik:

Aynı coğrafyada tamamlanan değer zinciri

Yeni kurulacak veya genişletilecek sanayi bölgelerinde yalnızca ana üreticiye yer vermek yeterli değildir. Asıl güç, onun alt tedarik zincirini de aynı coğrafyada tamamlayabilmektir.