Bakan Şimşek'in başarısı siyasetin yönünü belirleyecektir

Geçen perşembe günü Türkiye Katılım Bankaları Birliği Genel Kuruluna katılma imkanım oldu. Hazine ve Maliye Bakanı Sn. Mehmet Şimşek'in katılımı ile gerçekleşen toplantıya Bakan beyin yaptığı konuşma ve sunumu damga vurdu dersek yanılmış olmayız. Zira toplantı sonrası yapılan kulis görüşmelerinde ekseriyetle sunumun konu başlıkları gündemdeydi. Sizler için kısaca özetleyecek olursak; Fiyat istikrarının en öncelik verdikleri konu olduğunu, bunun sebebi olarak ise; Makrofinansal istikrar ve öngörülebilirlik Kaynakların etkin tahsisi Uzun vadeli finansmana erişim Sürdürülebilir yüksek büyüme Daha adil kaynak dağılımı konularını ifade etti. Bu başlıkların her biri sürdürülebilir düşük enflasyon ile gerçekleşebilir; bunda mutabığız. Enflasyon ile ilgili mücadelenin zaman aldığını buna hazırlıklı olma gereğinden bahsederek; enflasyon şoku yaşayan ülkelerin şok öncesi ortalamalara dönmesinin 3-4 yıl aldığını buna mukabil ülkemizde ilk yılı dolan programın enflasyona dair çıktılarını bir müddettir yüzde 3'e yakınsayan, programa uyumlu patikaya giren orana geldiğini, baz etkisi ile Temmuz ayından başlayan sürecin esas neticeleri getireceğini ifade etti. İlk dönemde enflasyon neden yüksek seyretti Bunu ifade ederken ilk bir yılda yüksek seyreden enflasyona dair açıklamasında ise; ağır yükleri olan deprem sürecinin yaralarını sarmak için bütçe harcamalarından geri duramadıklarını ve buna mukabil yine enflasyonu arttırıcı olduğuna hem fikir olduğunu ifade ettiği vergi artışlarını yapmalarının yine depremin getirdiği mali yükler nedeniyle gerçekleştiğini ifade etti. Bizler de defalarca geçen yıl ve bu yılın bütçelerini yorumlarken depremin etkisini göz ardı eden bakış açısının fazlasıyla yanlış olduğunu ifade ettik. Buna ek olarak depremin bütçe yükünün önümüzdeki iki yıl daha devam etmesini ben şahsen öngörüyorum. Buna mecburuz. Devasa büyüklükteki bu depremin faturasını ödemek kolay değil. Bu faturaya rağmen enflasyonu yüzde 20'nin altında her hangi bir rakamda tutmak kolay bir iş değildir. Bence tek haneli enflasyon bir hedef ancak iki haneli yüzde 15 civarında senelik enflasyon ile bu memleket yaşayabilir. Önemli olan bu düzeyde bir enflasyonun bile sürdürülebilir olması ve buna toplumun inanması ki başladığımız yere dönmeyip dolarizasyon belasına yine tutulmayalım. Rezervler pozitif alana çok yakın. Konu başlıklarından bir diğeri ise dış finansmana erişimdi. TCMB swap hariç net rezervlerinin -60 milyar dolardan 17 Mayıs itibariyle -14,4 milyara gerilediğini birkaç haftayı geçmeyen bir süre dilimi içerisinde pozitif rezerve varılacağını ifade etti. İki hafta evvel gelen verilere bakılırsa tahminimce Temmuz ayı başında pozitif rezerve varacağımızı tahminlerken bunun haziran ortasından bile evvel gerçekleşme durumuna evrildiğini memnuniyetle görüyoruz. Bakan bey "carry trade" eleştirileri için ise manzaranın bütününde çok dar bir bölümün "carry trade" ile açıklanabileceğini esas büyük akımın özel sektör ve bankacılık sektöründe yaşanan gelişmeler ve hane halkının değişen algısı