Bu makaleyi tam olarak anlamlandırmak için geçen haftanın makalesini okumanız gerektiğini ifade edeyim. Zira o bilgilere burada değinmeyeceğim.
Geçen hafta yaptığımız genel girişi, veriler ile çalışacağımızı ifade etmiştim.
Bu bağlamda ABD'nin ve Çin'in Ferguson Yasası çerçevesinde incelemesine göz atalım.
İlk tablomuz ABD için:
Buna göre ABD'nin faiz giderleri son beş yıl içerinde hep artmış 2024 yılında başabaş noktasına gelmiş, nihayetinde 2025 yılı bütçesinde ise aşmış; Ferguson yasasını ihlal etmiş; yani gerileme sürecine girmiş.
İşin daha da önemlisi bu verinin yükselen faiz ve cari açık projeksiyonlandığında önümüzdeki 10 yılda katlanarak artacağı tespitinin ABD Bütçe ofisi tarafından yapılmış olduğudur. Buna göre ABD böyle giderse 2049 yılına kadar savunma bütçesinin neredeyse iki katı olacağını öngörmektedir.
Şimdi aynı tabloyu Çin Halk Cumhuriyeti için inceleyelim.
Çin Halk Cumhuriyeti'nin bu bağlamda karnesi açık ara iyi. Devasa alt yapı yatırımlarına, teknoloji desteklerine, arge harcamalarına ve iç talep yaratmak için verilen desteklere rağmen bütçe yönetimini ve kaynak planlaması gayet sağlıklı duruyor.
Bu noktada şu hataya düşmemek gerekir; ABD savunma harcamalarına karşılık Çin'in savunma harcamaları çok düşük. Bu yanlış bir saptama olur. Buna Türk Basınında ilk kez biz dikkat çekip iki ülkenin satınalma gücünün farklı olduğunu; mesela ABD'nin bir uçağı 100 milyon dolara üretirken Çin'in aynı teknolojide bir uçağı yarı fiyatına üretme kabiliyeti olduğunu tesbit etmiştik.
Yani bütüne bakılınca Çin'in askeri harcama yükünün caydırıcılık anlamında önemli bir noktada olduğunu düşünebiliriz.
ABD devlet aklının gördüğü manzara işte bu. Bu nedenle Trump'ın eliyle bu makus kaderi değiştirmeye çalışıyor. Biz de bu nedenle esas hedef Çin dedik, diyoruz. Bu nedenle tarife savaşı için yaptığımız tespitte esas amaç ABD'nin mali yükünü, bütçesini dengelemek olduğunu ifade ettik. Tarifeler yoluyla gelmesi planlanan 600 milyar doların ABD için öneminden bahsetmiştik.
Şimdi yine aynı veriler üzerinden Türkiye'yi inceleyelim:
Tablo çok ilginç, değil mi Siz ne görüyorsunuz diye sormak içimden geldi
Evet, faiz giderleri ile savunma harcamaları kafa kafaya giderken birden manzara tam tersi kırılma yaşamış. Ne zaman 2021 bitirip 2022 yılına yani kredi genişlemesi veya diğer adıyla düşük faiz politikasına geçildiği ifade edilen dönemde. (Bu verilere kur korumalı hesapların mali yükü eklenmemiştir. Esasen onu da eklemek gereklidir.)

163