Trump ABD'sinin göreve gelir gelmez aldığı pozisyonlar, yeni bir soğuk savaş döneminin habercisi olarak gözükmektedir.
Dünyanın farklı bölge ülkeleri hakkında Trump'ın yapmış olduğu yorumlar veya atmış olduğu adımlar sanki ABD'nin birçok ülke ile karşı karşıya geldiğini zahiren gösterse bile esas hedef Çin ile başlayacak muhtemel soğuk savaş dönemi için atılan ön adımların olduğunu bizlere göstermektedir.Daha evvel ifade ettiğimiz gibi Trump'ın Meksika veya Kanada ile olan husumeti ekonomik sebeplere veya sadece ekonomik sebeplere dayanmamaktadır.
Esas gerekçe Çin menşeli fentanil isimli uyuşturucunun (bu konudaki köşe yazımızda, Çin'in Afyon Savaşları ile başlayan utanç yüzyılı döneminin öcünü aldığını ifade etmiştik, dileyenler ilgili makalemizi okuyabilirler) ABD'ye bu iki ülke üzerinden girmesidir. Ekonomik gerekçeler ve düzensizkaçak göçmen sorunu tali sebeplerdir.Panama sorunu ve Kanal'ın önemi nedirGeçtiğimiz hafta önemli gelişmelerin başında Panama ile ilgili görüşmeler bulunmaktadır.
Panama Kanalı dünyanın en büyük ikinci ticaret geçididir.
Dünya ve dünya medyasının ağırlıklı olarak işlediği temel konu Panama Kanalı'nın ticari kıymeti ve Kanal'ın ABD'ye getirdiği maliyet hakkındaki yorumlardır.Gerçekte Panama Kanalı'nın ABD ve Trump yönetimi için ifade ettiği bunun çok ötesindedir.
Panama Kanalı Trump'ın ifade ettiği gibi Çin askerleri tarafından korunmuyor olsa da limanın tesis yönetimi Çinli bir şirketin elinde.
Limanın Çinli şirket tarafından yönetilmesi, Çin'in ve Çin istihbarat servisinin liman üzerinden muhtemel sevkiyat ve olası bir krizde Kanal'ın kullanılamaz hale gelmesini sağlayacak etkilere sahiptir. Limanın hizmette olması neden önemlidirABD'ye giren fentanil isimli uyuşturucunun önemli bir kısmının Panama Kanalı üzerinden geçen gemiler vesilesiyle kaçak olarak ülkeye girmiş olma ihtimali belli ki Trump yönetimi tarafından öngörülmektedir.
Ancak bundan önemli konu ise ABD denilen ülkenin bir kıta olduğunun unutulmasıdır. Zira ABD koskocaman yüzölçümü ile iki ayrı okyanusa kıyısı bulunan bir imparatorluktur. Ve olası bir tehlike anında ABD deniz kuvvetlerinin Atlantik Okyanusundan, Pasifik Okyanusu'na geçişinin tek yolu Panama Kanalı'dır. Kanal'ın teorimizdeki gibi Çinli liman şirketi tarafından mesela hatalı bir işlemle; örneğin bir gemi kazası süsü verilerek aylarca kapalı kalması sağlanabilir. Bu durumda; olası bir ABD-Çin sürtüşmesinde, ABD'nin Atlantik Okyanusu ve Akdeniz'deki askeri birliklerinin Pasifik Okyanusu tarafına geçirmesi engellenmiş olur. Yani Çin'e karşı kullanması engellenmiş olur. Ayrıca Pasifik Okyanusu'daki ABD birliklerinin lojistik desteği kesilmiş olacaktır. Zira ABD'nin Atlas Okyanusu kıyısındaki kara birliklerinin Batı kıyısına karayolu ile sevk etmesi zaman ve kaynak açısından mümkün değilken bunun tek yolu yine Panama Kanalı üzerinden geçmek suretiyle deniz yolunun kullanılmasıdır. Velhasıl, Panama Kanalı askeri olarak ABD'nin şah damarıdır.Bu nedenle Panama Kanalı'nın ticaretin ötesinde, ABD'nin önümüzdeki dönem Çin politikasında edindiği yer nedeniyle kıymeti büyüktür.
Bu dönemde ABD, Panama'nın yeni bir Küba olmasını engellemek istiyor.Gerekirse askeri güç kullanmaktan geri durmayacaktır zira bunu çok yakın zaman evvel yaptı; 1989 yılında Bush döneminde Panama askeri bir müdahale ile Amerikanlaştırıldı. Panama'ya demokratikleşme(!) adımları attırıldıktan ve yeni yönetim atandıktan sonra geri çekildi.Bu bilgiler ışığında ve gelişmelerin getirdiği nokta itibarıyla, yapboz tahtamızın yeni halinde, ABD'nin attığı her adımın Çin'e karşı alınan bir pozisyon olduğunu görmemizi sağlamaktadır.

144