Hacı Bektaş'ı Veli aşkına şarap içenler, Hacı Bektaş'ın şu fetvasına iyi kulak versinler.
"Bir kuyuya bir damla şarap damlasa, o kuyunun suyunu hep çıkarsalar, yabana dökseler, o yerden ot bitse, o otu koyun yese, takva ehline o koyunun eti haramdır." (Makalat, s: 9 Hacı Bektaş'ı Veli, Prof. Dr. Esat Coşan Doçentlik tezi, Seha neşriyat)
Bu görüş İslâm'ın fetvası değildir.
Bu, Hacı Bektaş'ı Veli'nin takvasıdır.
Fatih Sultan Mehmet'in, "Ormanlarımdan bir ağaç kesenin başını keserim" diyerek ormana verdiği önemi göstermek için kullandığı üslûp gibidir.
Dünyadaki bütün doktorlar ittifakla alkolün, insana zararlı olduğunu söylemelerine rağmen, dünyada milyonlarca insan, sarhoş sürücülerin çarpması sonucunda ölmesine, milyonlarcasının sakat kalmasına, trilyonlarca maddi zarara sebep olmasına rağmen kanun koyucular tıbbın dediklerini yok sayıp, içkinin imalinden satışına, gümrük kanunlarından ihracına, içenlerin hizmetine şoför tahsisine kadar kurallar koymuşlardır.
Kur'an-ı Kerim'de Rabbimiz, bize temiz olanların helal, pis olanların haram kılındığını, leş, kan, domuzun haram kılındığını, Allah'tan başkası için kesilenlerin ve kesilmeden herhangi bir şekilde ölenlerin de haram kılındığını haber verir. (Maide 3, A'raf 157)
Bundan bin dört yüz yıl önce Sevgili Peygamberimiz, Cellâle'nin etini yemeyi, sütünü içmeyi ve sırtına binmeyi yasaklamış. (Ebu Davut 3/54, hadis 2558, 3719, Tirmizi, sünen, 6/117 h 1825, Nesei, Sünen 7/239 h 4447)
Öyle ise Cellâle nedir
Cellâle: İnsan veya hayvanların dışkısını yiyen hayvanlara denir. (Bak, hadis lügati olan en-Nihaye ile el-Faik da "Cellâle" maddesi)
Pis, murdar, olan şeyi kendimiz yemediğimiz gibi hayvanlarımıza da yedirmiyoruz.
Fıkıh kitaplarımız bu tür pisliği yiyen hayvanların yenebilmesi için tavuk gibi küçük hayvanların üç gün temiz yem yiyebileceği yerde tutulmasını, sığır gibi büyük hayvanların kırk gün o pislikten uzak tutulduktan sonra kesilmesini tavsıye eder.
Dinimizin alkollü/uyuşturucular yasağına uymayanlar,
İçki içmeyi, nara atmayı, trafik kazalarıyla nüfus planlaması yapmayı ilericilik olarak gördüler ve devlet protokolüne girdiği halde içki içmeyenleri gericiliğe/irticaya destek veriyor diye görevinden uzaklaştırdılar.
Dinimiz, kan ve leşi haram kılmasına rağmen mezbaha/kesimhanenin artıkları olan kan ve dışkıları hayvan yeminde kullanarak verimi artırmayı hedefleyenler, "Deli dana" hastalığıyla İslâm dininin kuralına geri dönmek mecburiyetinde kaldılar.
Sevgili Peygamberimiz:
عَن' أَبِي هُرَي'رَةَ ، قَالَ : نَهَى رَسُولُ اللهِ صَلَّى الله عَلي'هِ وسَلَّمَ ، عَنِ الدَّوَاءِ ال'خَبِيثِ ، يَع'نِي السُّمَّ
Ebu Hureyre (R.A.) rivayet ediyor: "Allah'ın Resulü pis/zehirli şeylerle tedaviyi yasakladı" buyurdu" (İbni Mace, Sünen, K. Tıp, bab 11, hadis 3459, Ahmet, Müsnet, 2/446, 478)
Batılı, batıl mantığıyla, üretimi artırma hırsıyla, zehirli ilaçlar üretti.

5