Ne yaptık, neyi göze aldık

Allah'a dost olanlar, şeytan ve şeytanlaşmış insanlar ona düşman olurlar.

Allah'a yakın olanlar, şeytana uzak olurlar.

Musa aleyhisselamı, sofrasında besleyip büyüten Firavun,

Musa aleyhisselamın Allah'ın dostu ve peygamberi olunca Firavun'un birinci düşmanı oldu ve onların kökünü kazımak için ordusunun karada ve denizde savaşan en yetişmiş savaşçılarının başında komutan olarak ona saldırdı ama başaramadı.

İbrahim aleyhisselam, Nemrud'un yakınları arasında idi.

İbrahim aleyhisselama elçilik görevi verilince, kula kul olunmaz, Allah'a kul olunur deyince en katı düşmanı oldu ve çok sevdiği kullarından olan Azer'in oğlu İbrahim'i alevleri göklere çıkan ateşe attı ama ateşi yaratan Allah, onu korudu.

"Eee Allah bizi neden korumaz"

Düşman kapıda değil, evinin içinde seni ve aileni teslim almış sen ne istiyorsun

Sevgili Peygamberimiz:

Sa'd bin Ebi Vakkas'ın oğlu Musab (r.a.) rivayet ediyor: Allah Rasülü sallallahü aleyhi ve selleme sordum, "İnsanlar arasında belaların en şiddetlisi kime gelir" dedim.

Şöyle buyurdu: "Peygamberler, sonra fazilet bakımından öne geçen örnek insanlar... Her adam dini oranında belaya müptela olur. Eğer dininde sağlam ise belası şiddetli olur. Eğer dininde zayıf ise belası da hafif olur." buyurdu. (Beyhakı, Sünen, K. Canazi, bab 4)

Bakırköy'deki Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hatalıkları Hastanesinin bahçesindeki heykele bak ve sen de bir düşün bakalım biz nerede hata yaptık

Dinimin düşmanları bilseler, bu dünyada kendilerini anne ve babalarından daha merhametli olanların Müslümanlar olduklarını bir bilseler.

Onların bu dünyalarının daha huzurlu olması ve ahirette cehennemde yanmamaları için hakiki Müslümanların, kendi mallarını ve canlarını feda ettiklerini bir bilseler.

Sevgili Peygamberimiz, Taif halkına tebliğ için gittiklerinde onu yöneticilerin emriyle serseri takımının taşladığı ve zor durumda kaldığı bir zamanda "Ya Rabbi, bunlar ne yaptıklarını bilmiyorlar, Allah'ım bunlara hidayet ver" dediğini biliyorsunuz.

Ayrıca:

"Allah'ım, gücümün zayıflığını, çaremin azlığını ve beni aşağılamalarını Sana şikâyet ediyorum."

Dikkat ediniz, o hasta ruhlu Taiflilerden şikâyet etmiyor.

Kendi kuvvetinin azlığından, çare üretemediğinden şikâyet ediyor.

Rabbimizden de şikâyetçi değil ve şöyle devam ediyor: