Allah korusun, insan içine çıkamayacak durumda olsanız,
Herkes size sırtını dönmüş, eline geçirdiği silahla her yerde sizi arıyorsa,
İyi niyetle arayanınız, soranınız yoksa,
"Derdin nedir" diyen olmadığı gibi yüzüne tükürecek çok insan varsa,
Eşin, dostun, akrabaların da senden kaçıyorsa ne yaparsın
İşte aklını kendi elleriyle yaptığı putun önüne atan, yaptığı puta tapan Samiri, robot araba yapıp ona binecek yerde sırtına alıp taşımaya çalıştı.
Samiri, yalnız tapınmakla kalmadı, Hazreti Musa aleyhisselama iman edenlerden bir kısmının da buzağıya tapınmalarını sağladı.
Rabbimiz bu olayı Kur'an-i Kerim'inde şöyle haber verir:
قَالَ فَإِنَّا قَد' فَتَنَّا قَو'مَكَ مِن' بَع'دِكَ وَأَضَلَّهُمُ السَّامِرِيُّ
"(Allah) Dedi ki: "Gerçekten biz senin kavmini, senden sonra imtihan ettik. Samiri, onları saptırdı."
فَرَجَعَ مُوسَى إِلَى قَو'مِهِ غَض'بَانَ أَسِفًا قَالَ يَا قَو'مِ أَلَم' يَعِد'كُم' رَبُّكُم' وَع'دًا حَسَنًا أَفَطَالَ عَلَي'كُمُ ال'عَه'دُ أَم' أَرَد'تُم' أَن' يَحِلَّ عَلَي'كُم' غَضَبٌ مِن' رَبِّكُم' فَأَخ'لَف'تُم' مَو'عِدِي
Bunun üzerine kızgın ve üzgün olarak Musa kavmine döndü. Ve dedi ki: "Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmamış mıydı Size (ayrılış) sûresi mi uzun geldi Yoksa Rabbinizden bir gazabın üzerinize gelmesini mi istediniz de, bana verdiğiniz sözden döndünüz"
قَالُوا مَا أَخ'لَف'نَا مَو'عِدَكَ بِمَل'كِنَا وَلَكِنَّا حُمِّل'نَا أَو'زَارًا مِن' زِينَةِ ال'قَو'مِ فَقَذَف'نَاهَا فَكَذَلِكَ أَل'قَى السَّامِرِيُّ
Dediler ki: "Biz kendi başımıza sana verdiğimiz sözden dönmedik. Ancak kavmin ziynetinden ağırlıklar yüklenmişti. Onları (ateşe) attık, aynı şekilde Samiri de attı."
فَأَخ'رَجَ لَهُم' عِج'لًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌ فَقَالُوا هَذَا إِلَهُكُم' وَإِلَهُ مُوسَى فَنَسِيَ
(Samiri) Onlara böğüren bir buzağı cesedi çıkardı. (Samiri'ye uyanlar) Dediler ki: "Bu sizin ve Musa'nın ilahıdır." Fakat (Musa ilahını) unuttu.
أَفَلَا يَرَو'نَ أَلَّا يَر'جِعُ إِلَي'هِم' قَو'لًا وَلَا يَم'لِكُ لَهُم' ضَرًّا وَلَا نَف'عًا
Onlar görmüyorlar mı ki, (buzağı) onlara bir tek söz söylemez ve onlara zarar ve fayda veremez.
وَلَقَد' قَالَ لَهُم' هَارُونُ مِن' قَب'لُ يَا قَو'مِ إِنَّمَا فُتِن'تُم' بِهِ وَإِنَّ رَبَّكُمُ الرَّح'مَنُ فَاتَّبِعُونِي وَأَطِيعُوا أَم'رِي
Harun, önceden onlara: "Ey kavmim, şüphesiz siz bununla (buzağıyla) imtihan oldunuz. Muhakkak Rabbiniz Rahmân'dır (merhamet eder.) Öyle ise bana uyun ve emrime itaat edin.
قَالُوا لَن' نَب'رَحَ عَلَي'هِ عَاكِفِينَ حَتَّى يَر'جِعَ إِلَي'نَا مُوسَى
Onlar, "Musa bize dönünceye kadar ona (buzağıya) ibadete devam edeceğiz" dediler.
قَالَ يَا هَارُونُ مَا مَنَعَكَ إِذ' رَأَي'تَهُم' ضَلُّوا
(Musa): "Ey Harun, onların saptığını gördüğünde, seni engelleyen ne idi" dedi.
أَلَّا تَتَّبِعَنِ أَفَعَصَي'تَ أَم'رِي
"Niçin bana uymadın Emrime karşı mı geldin"
قَالَ يَا اب'نَ أُمَّ لَا تَأ'خُذ' بِلِح'يَتِي وَلَا بِرَأ'سِي إِنِّي خَشِيتُ أَن' تَقُولَ فَرَّق'تَ بَي'نَ بَنِي إِس'رَائِيلَ وَلَم' تَر'قُب' قَو'لِي
(Harun) Dedi ki: "Ey anamın oğlu, sakalımdan ve başımdan tutma. Ben, senin "İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü gözetmedin" demenden korktum.
قَالَ فَمَا خَط'بُكَ يَا سَامِرِيُّ
(Musa), "Ey Samiri, bu senin büyük işin nedir" dedi.
قَالَ بَصُر'تُ بِمَا لَم' يَب'صُرُوا بِهِ فَقَبَض'تُ قَب'ضَةً مِن' أَثَرِ الرَّسُولِ فَنَبَذ'تُهَا وَكَذَلِكَ سَوَّلَت' لِي نَف'سِي
(Samiri): "Onların görmediğini gördüm. O elçinin izinden bir avuç aldım ve onu attım. Nefsim bana böylece hoş gösterdi."
قَالَ فَاذ'هَب' فَإِنَّ لَكَ فِي ال'حَيَاةِ أَن' تَقُولَ لَا مِسَاسَ وَإِنَّ لَكَ مَو'عِدًا لَن' تُخ'لَفَهُ وَان'ظُر' إِلَى إِلَهِكَ الَّذِي ظَل'تَ عَلَي'هِ عَاكِفًا لَنُحَرِّقَنَّهُ ثُمَّ لَنَن'سِفَنَّهُ فِي ال'يَمِّ نَس'فًا
(Musa): "Defol git. Şüphesiz hayat boyu 'Dokunmak yok' diyeceksin. Ve senin için va'dolunan bir azap vardır ki, elbette sen ona aykırı kılınmayacaksın. Kendisine taptığın tanrına bak. Elbette biz onu yakacağız, sonra toz halinde denize savuracağız."
إِنَّمَا إِلَهُكُمُ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ وَسِعَ كُلَّ شَي'ءٍ عِل'مًا
Sizin ilahınız ancak O Allah'tır ki, O'ndan başka ilah yoktur. Her şeyi ilmi ile kuşatmıştır." (Ta-Ha Süresi ayet 20/85-98)
Buzağıyı, hangi malzemeden yaptığı açık olmamakla beraber altından yaptığına işaret vardır.
Allah celle celalühün verdiği akıl, iki el, iki göz, iki kulak ve tüm bedeni, nefsi ve şeytanıyla iş birliği yapan İsrail oğullarının Samire kabilesinden ve onların ileri gelenlerinden olan bilgin, sanatçı Samiri, Yaratanına olan imanını bırakıp, nefsinin ve şeytanının vesvesesiyle kendi elleriyle yaptığı buzağıya tapınmaya başladı.
Sırtına binmek için yaptığı robotu, kendi sırtına yüklenip çarşılarda hava atmaya başlayan gördünüz mü hiç

13