İtfaiye Eri Gibi Olalım

Yazılarım ve konuşmalarımda "İtfaiye eri gibi olalım" derim.

"Yangın vaaaar" telefonu geldiğinde, bir dakika içinde itfaiye erleri ve çavuşları arabanın içinde olurlar ve yangın yerine yürekleri yakan siren sesiyle bağırarak hızla giderler.

İtfaiye erini ve çavuşunu, yangın yerinin sahibinin kim olduğu ilgilendirmez.

Onun görevi, yangının söndürülmesidir.

Biz, tüm Müslümanlar, bu dünyaya iyiliği emretmek, kötülüğü engellemek için çıkarılmış bir ümmet olduğumuzu Rabbimiz haber verir:

كُن'تُم' خَي'رَ أُمَّةٍ أُخ'رِجَت' لِلنَّاسِ تَأ'مُرُونَ بِال'مَع'رُوفِ وَتَن'هَو'نَ عَنِ ال'مُن'كَرِ وَتُؤ'مِنُونَ بِاللَّهِ وَلَو' آَمَنَ أَه'لُ ال'كِتَابِ لَكَانَ خَي'رًا لَهُم' مِن'هُمُ ال'مُؤ'مِنُونَ وَأَك'ثَرُهُمُ ال'فَاسِقُونَ

"Siz, insanlar için çıkarılan en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten yasaklar, Allah'a iman edersiniz. Ehl-i Kitap da iman etse idi, onlar için daha hayırlı olurdu. Gerçi içlerinden iman edenler vardır. Çoğunluk fasıktır." (Al-i İmran Süresi ayet 3/110)

Medine-i Münevvere'de Müslüman olan Abdullah bin Selam adını alan Yahudi hahamla birlikte Müslüman olan Yahudiler ve Hristiyanlıktan İslam'a geçen insanlar olmuştur ama çoğunluk fasıklığında devam etmiştir.

Kâfirliğinde devam eden dünya liderlerini kendi çocuklarını bile yüz binlerce dolar vererek cehenneme hazırlama eğitimi verdiklerini düşünün.

İtfaiye eri, mesaisi bittikten sonra evine giderken bir yangın görse veya yangın çıkarmaya çalışan birini görse, aldırmadan yoluna devam edemez, görevini yapar.

Komşumuzun evini ateş alsa, biz de yardıma koşarız da, neden kendini kâfir yaptığı gibi, kendi çocuğunu da kâfir yapanların yarın cehennemde sonu gelmeyen zamanlarda evladıyla beraber yanacağına iman ettiğimiz halde onun yardımına koşmuyoruz.

Koşmadığımız gibi, kapitali çoksa, arabası çok pahalıysa, burnu havadaysa, saygı duruşuna bile geçebiliriz demeyeyim.

Ne yapabilirim

Önce "En hayırlı ümmet" olduğumuzu iliklerimize kadar emdirelim/içselleştirelim.

Sonra insanlara iyiliğin ne olduğunu kendi hayatımızla göstermeye çalışalım ve kötülüğün meydan yerine atılmış leş gibi sırıtıp kalmasını sağladıktan sonra, temizleme işini de yine biz yapalım.

Eğitime ağırlık verelim.

Bugünkü eğitimi baştan ayağa değiştirelim.

"Şu kadar imam-hatibimiz ve şu kadar ilahiyat fakültemiz var" deriz.

"İlahiyatçı profesör" deyince aklımıza ilk gelen isimlerin en meşhurlarından üç tanesini aklınızda sıralayın ve sonra bunların neler yaptığını hatırlayın.

Tatbikatlı İslam eğitimine başlayalım.

Ashab-ı kiramın ve onların eğittiği tabiinin ve onların eğittiği tebeü't-tabiinin verdiği eğitim ve etkilerindeki usulü/metodu yeniden canlandırmalı.

Hocam, hocam, sen neler söylüyorsun, sanayi dijitalleşmiş.

Silahlar atomlaşmış. Bunlara karşı bizim silahlanmamız gerekmez mi

Silahı tutan bilektir, bileği yönlendiren yürektir, yüreği ve bütün vücudu yönlendiren Allah celle celalühtür.

Saddam'ın güçlü silahlarını elinde tutan generalleri, silahlarıyla beraber ABD'ye teslim oldular.

Müslüman adam yetiştirmek için Kur'an dersi veren hoca,

وَأَعِدُّوا لَهُم' مَا اس'تَطَع'تُم' مِن' قُوَّةٍ وَمِن' رِبَاطِ ال'خَي'لِ تُر'هِبُونَ بِهِ عَدُوَّ اللَّهِ وَعَدُوَّكُم' وَآَخَرِينَ مِن' دُونِهِم' لَا تَع'لَمُونَهُمُ اللَّهُ يَع'لَمُهُم' وَمَا تُن'فِقُوا مِن' شَي'ءٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ يُوَفَّ إِلَي'كُم' وَأَن'تُم' لَا تُظ'لَمُونَ

"Onlara gücünüz yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın ki onunla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı, Allah'ın bildiği, sizin bilmediğiniz (düşmanları) ve onlardan başkalarını korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız size tam olarak verilir. Ve siz haksızlığa uğratılmazsınız." (Enfal Süresi ayet 8/60)

Ayetini tefsir ederken Sevgili Peygamberimiz'in o konuda söylediklerini ve yaptıklarını öğrettikten sonra "Haydin tatbikatına" der ve en önde görevini yaparak öğrencilerine örnek olur.

Böyle bir eğitimden geçen ashab, Hazreti Ömer döneminde o günün şartlarında doğuda, Sasani İmparatorluğu, batıda Roma İmparatorluğu vardı.