İslam ve çevrecilik

04/06/2026/Prşmb/Milligazte

Mecnun, yıllarca "Leyla, Leyla" diyerek ömrünü bitirmeye yakın bir zamanda Leyla çıkagelir.

Mecnun'un sevineceğini beklerken onda hiçbir etki göremeyince "Ben, Leyla" der.

Mecnun, "Ben Mevla'yı arıyordum, sen kimsin" der.

Kur'an-i Kerim'de "ve min ayatihi" diye başlayan yüzlerce ayette, insanlar, hayvanlar, otlar, ağaçlar, sular, yağmurlar, karlar, denizler, yıldızlar, gördüğümüz, duyduğumuz, tattığımız, tuttuğumuz özetle yaratılan her şey, bizi Allah'a götürmesi için işaret levhası olarak yaratılmışlardır.

Canımız da, tenimiz de, Leyla'mız da, malımız da, çocuklarımız da her şey bize O'nun vergisidir ve O'nu hatırlatmaktadır.

Konuşmamıza dikkat edelim, "Canım, tenim, annem, babam, eşim, kızım, oğlum, malım, komşum... derken kelimenin sonundaki -em, -im, -ım eki beni, seni, O'nu mu bizi mi, beni mi ifade ediyor

Bize işaret ediyorsa sen, kendi ruhunun bile ne olduğunu bilemediğin halde nasıl, "ruhum" diye ona sahip çıkacaksın.

Mademki o can senin, içine nasıl koydun

Bir gün zamanı, saati ve saniyesi geldiğinde o canına neden sahip çıkamıyorsun da o, seni terk ediyor ve asıl sahibine gidiyor

Gördüğümüz ve görmediğimiz bütün yaratılmışlar bize fayda vermek için yaratılmış, dikkat etmezsek, haddi aşarsak aynı şeyler zarar da verir.

Bu bunlar, aynı zamanda bizi yaratana işaret eden levhalar olduğundan bir Müslüman, tabiatta israf etmemek için gayret eder.

Ayrıca gökyüzü ve yeryüzünde olanların hepsinin Allah'ı tesbih ettiğini haber veren Kur'an'a iman eden Müslümanlar, yaratılan her şey, Allah'ı zikrederken ona zarar vermeye el uzatamazlar.

"Ama hocam Batı, çevrecilikte bizden çok ileri" demeyin.

Son yüz yılı düşünün ve bu son günleri yeniden gözden geçirin.

Avrupa'da çalışan akrabalarınızdan kereste fabrikalarında çalışanlara sorun, Avrupa'nın tamamında Hitlerin savaşında kurşun yemedik ağaç kalmamıştır.

Avrupa'da bütün hızarlar, kurşuna duyarlı olarak imal ediliyor ve makine kurşuna yaklaştığında hızar makinesi otomatik olarak istop ediyor.

ABD'nin Japonya'ya attığı iki tane atom bombasıyla öldürdüğü insan, hayvan ve bitkilerin nasıl kıvranarak yok olduklarını hatırlayın.

"Yüz yıl öncesiydi" demeyin.

Afganistan, Irak, İran, Filistin, Lübnan savaşlarında öldürülen insanlar, hayvanlar ve yakılan ağaçlar ve otlar hâlâ yanmaya devam ediyorlar.

Batı'nın hem Siyon mikrop kutusu, hem ileri karakolu görevini yapan İsrail'in, insan öldürmediği, yuva yıkmadığı bir tek gün var mı

Batının süzgecinden geçen haberlerde atılan füzelerle yıkılan evler haber olurken öldürülen hayvanlar ve bitkiler hiçbir zaman haber olmaz ve atılan bu zehirler havada nasıl tahribat yaptığı da haber olmaz.