İslami hizmetlerde birey, cemaat, dernek, vakıf, esnaf, tüccar, prof, öğrenci, asker, general, işçi, patron, sanatçı... olarak çalışma yapanlardan herkesin kendi hizmetini veya karşısındaki kardeşinin hizmetini küçük görmesi normaldir.
Hedef çok büyük olduğundan, Müslüman bir insan olarak yaptığınızı çok küçük görebilirsiniz.
Rabbin rızasına kilitlenmiş hizmetlerde yapılan her amel, aslında hedefe göre çok küçüktür.
Yaptığınız hizmetin büyüklüğünü, dininize düşman olanların dilinden ve yaptıklarından anlayın siz, neler yapmışsınız.
Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand (1916-1996) döneminde (1981-1995) Fransa devletine sunulan bir rapor, basına sızmıştı veya sızdırılmıştı.
Özeti şu: "Böyle giderse, çok yakın bir zamanda, Mitterrand'ın yerinde Muhammed isimli birini göreceksiniz" anlamında yayımlanmıştı.
"BATI CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY YOK" isimli konferans kitabım 1988 yılında yayımlanmıştı.
Hâlâ değişen bir şey yok.
2027 yılında Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimlerinde seçime hazırlanan adayların tek sloganı, "İslam ve başörtüsü" ve onların yüreğinde yankılanan ayak sesleri.
Bu pazar, Almanya'nın Saksonya eyaletinde %44 oyla en fazla oy alan parti AFD partisi İslam düşmanlığıyla kazandı bu seçimi.
Neymiş.. Rüzgârımız etkili olmuş.
Başarının kahramanları, bütün halkı Müslüman ülkelerden Avrupa'ya gelen Müslümanlardır.
Bosna savaşı esnasında Profesör Fikret Karcic'i (1955-2022), eşi ve ailesini birkaç gün evimde misafir etmiştim. O günlerde akşam sohbetlerinde Bosna ile Türkiye'yi kıyaslarken, "Bizim okur-yazarlarımız ve siyasilerimiz daha iyi Müslümandır, sizin halkınız daha iyi Müslüman" demişti.
Sonra Marmara İlahiyat Fakültesinde derse başlayınca, bir eve taşınmıştı.
Her cemaatten halkımızın Türkiye'de ve tüm dünya ülkelerinde yaptıkları hizmetler, İslam'ın yükseliş adımlarıdır.
Bu sesler, Avrupalı politikacıların yüreğinden yankılanıp ağız hoparlöründen yayılıyor.
O yankı, Avrupalı gazeteciler ve televizyoncular aracılığıyla her eve, her kulağa ulaştırılıyor ve her göze sokularak yaygınlaştırılıyor.
Avrupa kültürü, Avrupalıların sorununu çözemediğinden politikacılar, her seçim öncesi karşı tarafa gol atar gibi, "İslam geliyoooor" diyerek birbirlerini korkuturlarken, gelenlerin bayrağı olarak da başörtüsünü kullanırlarken İslam'ın reklamını yapıyorlar.
Rabbimizi dinleyelim:
مِنَ ال'مُؤ'مِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ عَلَي'هِ فَمِن'هُم' مَن' قَضَى نَح'بَهُ وَمِن'هُم' مَن' يَن'تَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَب'دِيلًا (23)
23 Mü'minlerden öyle er kişiler vardır ki, Allah'a verdikleri sözü yerine getirdiler. Onlardan bir kısmı adağını yerine getirdi (canını verdi), kimi de (Allah için canını vermeyi) beklemektedir. (Özlerini ve sözlerini) hiç değiştirmediler.
لِيَج'زِيَ اللَّهُ الصَّادِقِينَ بِصِد'قِهِم' وَيُعَذِّبَ ال'مُنَافِقِينَ إِن' شَاءَ أَو' يَتُوبَ عَلَي'هِم' إِنَّ اللَّهَ كَانَ غَفُورًا رَحِيمًا
Çünkü Allah doğruları, doğrulukları sebebiyle mükâfatlandıracak, münafıklara dilerse azap edecek veya onların tevbelerini kabul edecek. Şüphesiz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

10