İmamlar, Görevimizi Yapalım!

İlmimiz, imanımız, medeniyetimiz, kültürümüz ve hayatın ana bel kemiğini oluşturan ahlakımız birbiriyle iç içedir.

İnancımıza göre ilk insan, Hazreti Adem aleyhisselam peygamberdir.

İslam'ın olduğu yerde vahşet olmaz.

"Ama Müslümanlarda oluyor" derseniz, bulunduğunuz ülke hangisi olursa olsun kanunlarının hiçbiri İslam'dan alınmış değildir.

İnternetteki zararlı yayınları silmeye güç yetmez.

Vatandaşın en değerlisi olan aklına, beynine, gönlüne, hafızasına o zararlı bilgi ve oyunları yapan ve yazanların kurallarını, okullarda medeniyet diye okutacak olursak beyni onlarla doldurursak.

Dünyaya vahşeti yaygınlaştıran, her sene Asya'da, Güney Amerika'da, Afrika'da, bir milyondan fazla adam öldürenlerin kanunlarıyla idare olunursak ve 606 sayfalık, 6236 ayetlik Kur'an-i Kerim'in yalnız namaz, oruç, hac, zekât ve Kelime-i Şehadet'e manasını anlamamak kaydıyla izin veriyorsak olacağı bu...

Mısır'da Seyyid Kutup merhuma idam kararı verir hakim.

İdam günü, idamdan önce koğuşuna gelen imam, Seyyid Kutup'a Kelime-i Şehadet'i tekrarlamasını söyler.

Seyyid Kutup da ona, "Hoca, ben Kelime-i Şehadet'in manasını açıkladığım için idamla cezalandırıldım" der.

Bazı kişiler, "Hep Ashab-ı Kiram'dan örnek veriyorsunuz, neden" diye sorarlar.

Çünkü onların eğitim kitabı Kur'an'dı.

Onların muallimi, örnek ve önderi, Allah celle celalühün elçisi Muhammed aleyhisselamdı.

Şu anda bütün imamlarımız önderlik görevini yapmaları gerekir.

Rabbimiz İbrahim aleyhisselam için:

وَإِذِ اب'تَلَى إِب'رَاهِيمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَأَتَمَّهُنَّ قَالَ إِنِّي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ إِمَامًا قَالَ وَمِن' ذُرِّيَّتِي قَالَ لَا يَنَالُ عَه'دِي الظَّالِمِينَ

"Hani İbrahim'i, Rabbi birtakım kelimelerle imtihan etmişti de, o da bunları tam olarak yerine getirince Allah da: "Ben Seni bütün insanlara imam (lider) yapacağım" demişti. İbrahim de: (Ya Rab) neslimden de (imamlar, önderler çıkar) deyince (Allah), "Zalimler ahdime (o imamlığa) erişemezler" buyurdu. (Bakara Süresi ayet 2/124)

"Ben seni insanlara imam kılıyorum." Peygamber yerine burada imam kelimesini kullanmış Allah (C.C.).

Kendisine uyulan kişi demektir. Peygamberlerin hepsi imamdırlar.

Ama bugün imamlığı, "İmamet-i suğra ve imamet-i kübra" diye ikiye ayırıyoruz. Asıl imamlık, imamet-i kübra dediğimiz şey; bu devlet başkanlığı için kullanılıyor.

İmamet-i suğra mahallede cami imamına, camide cemaatin önüne kim geçiyorsa ona imam denir.

Kur'an-ı Kerîm'de imam denildiğinde kastedilen devlet başkanı ve peygamberler kastedilir.

Bir de küfrün önderlerine de imam deniliyor. Kendilerine uyulan kişi olmaları nedeniyle küfrün önderleri için Allah (C.C.) imam kelimesini kullanıyor:

يَو'مَ نَد'عُوا كُلَّ أُنَاسٍ بِإِمَامِهِم' فَمَن' أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ فَأُولَئِكَ يَق'رَءُونَ كِتَابَهُم' وَلَا يُظ'لَمُونَ فَتِيلًا

"O gün, bütün insanları önderleriyle çağırırız. Kimlerin kitabı sağından verilirse, işte onlar kitaplarını okurlar ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar." (İsra Süresi ayet 17/71)