Türkiye'de Müslüman baba ve anneden doğan, adı Müslüman adı, tadında İslam kokusu olan, ister sağcı, ister solcu, ister komünist, ister radikal dinci, ister ateist, ister deist... olanlar, beni dilemeyin.
Hepimizi yaratan, yaşatan, uykuda iken kalbimizi çalıştıran milyarlarca hücremize ihtiyacı olan kanı bize hissettirmeden pompalayan Allah celle celalühü dinleyin:
إِنَّ اللَّهَ لَا يَغ'فِرُ أَن' يُش'رَكَ بِهِ وَيَغ'فِرُ مَا دُونَ ذَلِكَ لِمَن' يَشَاءُ وَمَن' يُش'رِك' بِاللَّهِ فَقَد' ضَلَّ ضَلَالًا بَعِيدًا
"Allah, kendisine ortak koşulmasını asla afvetmez. Şirkin dışındakileri dilediği için afveder. Kim, Allah'a ortak koşarsa (Allah yolundan) çok uzak bir sapıklığa sapar." (Nisa süresi ayet 4/116, 4/48)
O Allah celle celalüh, dilerse bütün günahlarımızı afvedeceğini haber veriyor; ama Allah'ın İslam ahkâmına değil de saçından tırnağına kadar kendisine hiçbir katkısı olamayan, ölümlü zalimlerin kriterlerini kabul edip farkına varmadan Allah'a savaş açan kişilerin afvedilmeyeceğini, onun dışında bütün günahları dilerse afvedeceğini bildiriyor.
Bu ayette ve bütün ayetlerde Rahman ve Rahim olan Rabbimizin rahmet kokusunu almaya devam edelim.
Evden çıkarken, arabaya binerken hepimiz Bismillahirrahmanirrahim diyoruz ya işte biz, bu halimizle yağmursuzluktan boynu bükülen ağaçların, yaprakların, karıncaların, fillerin Rabbimizden rahmet beklemesi ve sonunda ormanı bol yerlere bol rahmet yağması gibi biz de o Allah'ın afvını çekmesi için besmeleyle işe başlıyoruz.
"Hoca, iş öyle değil, ben inanmıyorum" diyen, sana söylerim, birileri, toplum içinde sana, "Bire kâfir" dese veya "Sen Müslüman değilsin" dese ne yaparsın
Yurt dışında, bir toplantıda kâfirin biri İslam hakkında ileri-geri sözler etse neden savunma ihtiyacı hissediyorsun
"Cuma namazına gitmiyorum" diyorsan, bayram namazına neden gittin
2025 yılının Kurban Bayramı'nda derneklerin, vakıfların yurt dışı ve yurt içinde kestikleri kurban sayısı beş milyon hisse civarında.
Sen, kurban kesmesen bu rakama ulaşılamaz.
Sen, karşı olduğun insanların Müslümanlığını beğenmediğin için ona karşısın ve imama kızıp da camiye küsen insan gibisin.
Ben 12 Mart 1971 Muhtırası'nda Deniz Gezmiş'in idam kararı Meclis'te de onaylanınca kendisine yazdığım mektubun bir paragrafında, "Süleyman Demirel'e bakarak İslam hakkında karar verme. Bir Kur'an tefsiri iste ve son okuduğun Kur'an olsun" demiştim.
Birilerine bakıp da, sakın İslam hakkında karar vermeyelim.
Biz, hepimiz, aynı harsın/harmanın ürünüyüz.
İçinizde imanınızı gizlice tuttuğunuzu biliyorum.
Hepimizin mayası sağlam.
Tenimizin mayası olan canımız/ruhumuz, "Kalü Bela"da Allaha söz verdi.
Bizim bu mayamızı sulandırdılar.
Parayla, sarayla, makamla, servetle, şöhretle sulandırdılar ama ilk aşkını aklından çıkaramayan âşıklar gibiyiz.
Neden sağlam Çünkü İslam dini, ölümlü Trunmp'ın, Putin'in, Şi'nin ve çevresindekilerin türettikleri din değil.
Bu din, saçımızı, gözümüzü, Mevla'ya veya Leyla'ya âşık olan gönlümüzü, âşık olduğumuzu ve aşkı yaratanın gönderdiği dindir bu İslam dini.
Rahman ve Rahim olan Rabbimizin rahmet peygamberi bakınız nasıl bir müjde veriyor:
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ ب'نُ يَح'يَى ، حَدَّثَنَا اب'نُ أَبِي مَر'يَمَ , حَدَّثَنِي اللَّي'ثُ , حَدَّثَنِي عَامِرُ ب'نُ يَح'يَى ، عَن' أَبِي عَب'دِ الرَّح'مَنِ ال'حُبُلِيِّ ، قَالَ : سَمِع'تُ عَب'دَ اللهِ ب'نَ عَم'رٍو ، يَقُولُ : قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى الله عَلي'هِ وسَلَّمَ : يُصَاحُ بِرَجُلٍ مِن' أُمَّتِي يَو'مَ ال'قِيَامَةِ عَلَى رُؤُوسِ ال'خَلاَئِقِ ، فَيُن'شَرُ لَهُ تِس'عَةٌ وَتِس'عُونَ سِجِلاًّ ، كُلُّ سِجِلٍّ مَدَّ ال'بَصَرِ ، ثُمَّ يَقُولُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ : هَل' تُن'كِرُ مِن' هَذَا شَي'ئًا ؟ فَيَقُولُ : لاَ ، يَا رَبِّ ، فَيَقُولُ : أَظَلَمَت'كَ كَتَبَتِي ال'حَافِظُونَ ؟ فَيَقُولُ : لاَ ، ثُمَّ يَقُولُ : أَلَكَ عُذ'رٌ ، أَلَكَ حَسَنَةٌ ؟ فَيُهَابُ الرَّجُلُ ، فَيَقُولُ : لاَ ، فَيَقُولُ : بَلَى ، إِنَّ لَكَ عِن'دَنَا حَسَنَاتٍ ، وَإِنَّهُ لاَ ظُل'مَ عَلَي'كَ ال'يَو'مَ ، فَتُخ'رَجُ لَهُ بِطَاقَةٌ فِيهَا : أَش'هَدُ أَن' لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ، وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَب'دُهُ وَرَسُولُهُ ، قَالَ : فَيَقُولُ : يَا رَبِّ مَا هَذِهِ ال'بِطَاقَةُ ، مَعَ هَذِهِ السِّجِلاَّتِ ؟ فَيَقُولُ : إِنَّكَ لاَ تُظ'لَمُ ، فَتُوضَعُ السِّجِلاَّتُ فِي كِفَّةٍ ، وَال'بِطَاقَةُ فِي كِفَّةٍ ، فَطَاشَتِ السِّجِلاَّتُ ، وَثَقُلَتِ ال'بِطَاقَةُ.
قَالَ مُحَمَّدُ ب'نُ يَح'يَى : ال'بِطَاقَةُ : الرُّق'عَةُ ، وَأَه'لُ مِص'رَ يَقُولُونَ لِلرُّق'عَةِ : بِطَاقَةً.
Amr bin As'ın oğlu Abdullah, "Ben Rasülüllahı işittim ki, söyle buyuruyordu: "Kıyamet günü ümmetimden bir adam yaratılmışların, başlarındaki gözleriyle görebileceği yere çağrılır. Onun için doksan dokuz dosya yayımlanır. Her bir dosyanın büyüklüğü gözün görebileceği yeri dolduracak kadardır.

5