Hepimize yazıklar olsun

7 Ekim 2001 tarihinde Afganistan'ı işgal eden Amerika, 2021 yılında pılını pırtısını toplamaya zaman bulamadan kaçarak kendini kurtardı ama satın aldığı adamları kurtaramadı.

O günlerde 30 Ekim 2001 tarihli Hürriyet gazetesinde Amerika Senatosu İstihbarat Komitesi Başkanı Bob Graham, bir yemekte...

"Amerika domuz yağlı kurşunla İslami ayaklanma bastırmıştı..."
Senato İstihbarat Komitesi Başkanı Bob Graham, yirminci yüzyıla girerken Filipinler'de "Black Jack Pershing isimli ABD komutanının Filipinler'deki Müslümanlara 1913'lü yıllarda yaptıklarından birini anlatıyor ve Afganlılara da bunun aynısının yapılmasını istiyor "Black Jack" Pershing isimli Amerikalı komutanın Filipinler'deki Mindanao Adası'nda İslami ayaklanmayı nasıl bastırdığının gündeme geldiğini belirtiyor. Graham'a göre ABD'li istihbarat yetkilileri, 12 Müslüman'ı kaçırmış.

Altısını, domuz yağına batırılmış mermilerle öldürmüşler.

Sonra da domuzların iç organlarını da üzerlerine atmışlar.

Diğer altı kişiye ise zorla bunu izletmişler.

Graham, "Ve bu da Mindanao'daki isyanın sonu oldu" diyor. Ancak Bob Graham, dünyadaki tüm Müslümanları kızdıracak bu tür bir taktiğin savunucusu olmadığını vurguluyor.

Müslümanları domuz derisinden kefenlere sarıp, kıbleyi göremesinler diye yüzüstü gömmüşler.

Sonuç ne olmuş Filipinler'de Müslümanların sayısının artmasına sebep olmuş ve şimdi Amerika'yla hesaplaşmak için ve Afganlı mazlum insanlara yardım etmek için Filipinler'den sesler yükseliyor.

Filipinli Müslümanlar, 2019 yılında Özerk Moro İslam devletini kurdular.

O Amerikalı işgalcilerin şehit ettikleri Mindanao şehrini de başkent yaptılar.

Şehitleri yüzüstü yatırarak, kıbleye ters döndürerek işkence yapacaklarına inanıyorlar ama sırtı yüzüstü yatarken domuz derisinden kefen içinde yatarken onlara Allah isterse o kabri cennet bahçelerinden bir bahçe yapıverir.

Mehmet Akif merhum, o günlerde Rusların, Müslüman halka uyguladığı yıldırma, sindirme, korkutma politikaları sonunda milyonlarca Müslüman'ın ölmesiyle İslâm davasının sona ermeyeceğini:

"Sanıyorlar kafa kesmekle, beyin ezmekle,

Fikr-i hürriyyet ölür. Hey gidi şaşkın hazele!

Daha kuvvetleniyor kanla sulanmış toprak:

Ekilen gövdelerin hepsi yarın fışkıracak!

Hangi ma'sûmun olur hûnu bu dünyâda heder

Yoksa kanûn-i İlâhî'yi de yırtar mı beşer"

çığlığıyla dile getirmiş ve bugün haklı da çıkmıştır.

Moro'da çok güzel ve çok hayırlı hizmetler veren dostlarımın hayırlı haberleri, benim gönlümdeki ümit ağacını diri tutmaya devam ediyor.

Kur'an-ı Kerim'in haberleri de ufkumuzu saran karamsar bulutları aradan kaldırıveriyor:

Nuh'unu azgın sulardan kurtaran,

İbrahim'ini Nemrut'un ateşlerinde yakmayan,

Yusuf'unun zindan kapısını saraya açan,

Musa'sını Firavun'un zulmünden kurtaran,

Lud'unu ibneler topluluğundan kurtaran Allah, terörün T'sinden dahi tiksinen bu Müslümanları iki dünyada da aziz edecektir.

Çağımızda kâfirler topluluğunun önderliğini yapan ABD, "Müslümanım" diyene kuduz köpek gibi saldırıyor.

Cat Stevens iken elinde gitarıyla ABD'ye geldiğinde havaalanı ve çevresi hayranlarıyla dolduğu halde, Müslüman olduktan, adını Yusuf İslam olarak değiştirdikten sonra elinde ve gönlünde Kur'an'la ABD'ye geldiğinde havaalanından geri İngiltere'ye gönderildiği haberini de okuduk.

Bunlar, İslam düşmanlığını açıkça söyledikleri halde bunlara insan muamelesi yapanlara da yazık.

Irak'ta bir milyona yakın Müslüman öldürürken de biz bir şey yapamadık, bize de yazık.

Filistin'de, Gazze'de yetmiş bin Müslüman'ı öldürüyor, geri kalanlar da soğuktan, açlıktan ölsün diyor.

O öldürüyor, biz de "Yazık oldu" diyerek kendimizi temize çıkarmaya çalışıyoruz.