Eski Hristiyan yeni Müslüman'ın dilinden
Trump'ın medeniyeti atom bombasıyla ölçen Batısına karşı, Taliban'ın insanlığını İngiliz gazeteci tanıdığını söylüyor, ama gerçek medeniyet nedir?
Yazar, Trump'ın İran'ı Taş Devri'ne çevireceği tehdidini medeniyetin yanlış anlaşılmasına örnek gösteriyor. Batı medeniyetinin askeri gücü ile ölçüldüğünü, ancak İngiliz muhabir Yvonne Ritley'in Taliban esareti ve İsrail hapsiyeti karşılaştırması üzerinden gerçek medeniyetin ahlak ve insanlılıkta olduğunu iddia ediyor. Peki, silah gücü olmayan bir toplum çağdaş dünyada kendini nasıl koruyabilir?
"İran medeniyetini Taş Devri'ne çevireceğim" diyen ABD Başkanı Trump, medeniyetten, elektrik, su, gaz, köprü, havaalanı, fabrika, liman... gibi şeyleri anlıyor ki, bütün bunları vurarak, "Sizin medeniyetinizi Taş Devri'ne döndüreceğim" demişti.
Kaba-saba bir adam attan inip arabaya binmekle medeni olur mu
Aşağılığın, yalancılığın zırvasına ulaşmış biri yüksek bir makama oturunca medeni olur mu
Taş Devri'nde mağaralarda yaşarken de çok medeni olan insanlar vardı.
İslam'a göre insanlık tarihi Hazreti Adem'le başlamıştır.
Yeryüzünde insan olarak bir erkek ve bir kadın olan Hazreti Adem'le Hazreti Havva'nın medeniyetine sizin bütün halkınızın tamamının medeni anlayışını ve yaşayışını toplasanız, Hazreti Adem'e denk olamaz.
Günümüzden ve bir zamanlar sizden olan yani Hristiyan bir anne ve babadan dünyaya gelen, yıllarca Hristiyan olarak yaşarken The SUN gazetesinin savaş muhabiri olan Yvonne Ritley Hanımefendi, Taliban ile Amerikan seçilmişlerinin medeniyetini en veciz/kısa bir şekilde ve herkesi ikna edecek iki örnekle açıklayıveriyor.
Afganistan'da Taliban akımını Ruslar engelleyemeyince defolup gitti ve onların bıraktığı yerlere ABD ordusu yerleşti.
ABD ordusu on yıl Talinan'la savaştı sonunda aniden kaçarak kurtuldu.
Batı basınının Taliban hakkında yazdıklarını yerinde görmek için Afganistan'a giden Yvonne Ritley Hanımefendi, Afgan kadınlarının giydiği Burka'dan giyer ve çaktırmadan Afganistan'a girer ama Taliban onu derdest edip Tora Bora dağlarında 11 gün esir olarak tutar.
Sonunda salıverir. Yvonne Ritley, on bir günde gördüğü Taliban'ın davranışlarındaki nezaketi, inceliği İngiltere'de Kraliyet sarayında olmadığına şahit olur.
Kendisiyle röportaj yapanlar, o 11 günlük esaretini hatırlattıklarında, "Taliban yerine Ebu Gureyb yahut Guantanamo hapishanelerine düşsem kesinlikle sürüyle işkenceye maruz kaldıktan sonra öldürülürdüm" diyor (Vikipedi).
Yvonne Ritley Hanımefendi, Gazze'deki İsrail zulmünü dünyaya duyurmak, Gazzeli Müslümanlara, "Yalnız değilsiniz" diyebilmek için giden Sumud Filosu'na da katılmış ve iki gün de İsrail zindanlarında kalmıştır. İsrail zulmü ile Afganistan'da Taliban'a esir olarak kaldığı on bir günlük esareti şöyle açıklıyor:

5