Yazar, İsrail'i nefrete dayalı bir devlet olarak tanımlayıp, Lübnan'da işgal altındaki bölgede askerler tarafından İsa heykelinin yıkılmasını bu iddiasının kanıtı olarak sunar. Argümanını, İsa'nın kendisi bile düşmanlarına misericorde ile duaların gücünü örnek göstererek güçlendirir. Ancak, 2000 yıllık bir olaydan günümüz devlet ve askerlerini sorumlu tutmak, bireysel davranış ile kurumsal politikayı ne kadar eş tutabiliriz?
İsrail işgal devleti, nefret üzerine kurulmuş bir teşkilat.
Güçlünün ayağının altına serilen karpuz kabuğu, zayıfın sırtında gezen kan emen kene gibiler derken kenelerden de özür dilerim.
"Nefret" diyorum, "kin" demiyorum. Kinin temelinde ona yapılan bir haksızlık da vardır.
Bunlar, nefretlerini kanla sularlar.
Haklı, helal, iyi, güzel, sade, faydalı, nezaket, taze, tabii... gibi kelimelere, bu kelimelerin ifade ettiği manaya, onların vücut bulmuş haline bile düşmandırlar.
Rabbimiz, bu türden kâfirleri anlatırken:
"İnsanlardan öyleleri vardır ki, onun dünya hayatı hakkındaki sözü senin hoşuna gider ve kalbinde olana Allah'ı şahit tutar. Halbuki o, düşmanların en azılısıdır.
O işbaşına geçtiği zaman, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekini ve nesli yok etmeye koşar. Allah, bozgunculuk yapanı sevmez.
Ona, 'Allah'tan sakın!' denildiği zaman, kibri onu günaha alıp götürür. Ona cehennem yeter. O ne kötü bir yataktır." (Bakara Süresi ayet 2/204-206)
"Nefret teşkilatı"na göre, kendilerinden olmayan kişinin adı, Papa Robert Francis, Trump, Putin, Xi Jinping... olması önemli değil, onların nefret teşkilatına ne kadar nefer olabilirlerse o kadar değersizleşirler.
Yeni Zelanda devletinin nerde olduğunu düşünün.
Ben, Google'a sordum. Filistin'den Yeni Zelenda başkenti Wellington'a uçakla 21 saat 20 dakikada varılırmış.
İşte bu "nefret teşkilatı" Yeni Zelanda ile de diplomatik savaşını yüz yıldır devam ettiriyorlar.
Bugün bile Yeni Zelanda'nın İsrail büyükelçilik binası Ankara'dadır.
Bu teşkilat, kendi ırklarından olan Hazreti İsa Aleyhisselam'a bile düşmandırlar.
Bugünlerde İsrail merkezli Haaretz gazetesinin haberine göre, 19 Nisan'da Lübnan'ın güneyinde İsrail'in işgal altında tuttuğu beldelerden Deyr Seryan'da bir İsrail askerinin Hazreti İsa'yı simgeleyen heykeli parçalaması olayı var.
Anadolu Ajansı, teferruatını yayımlamış.
Kendi ırklarından olan İsa aleyhisselamı öldürmeye teşebbüs edenler, öldürdüklerini de iddia ediyorlar ama Rabbimiz bakın olayı nasıl haber veriyor:
"Allah'ın Rasülü Meryem oğlu İsa'yı öldürdük" demeleri sebebiyle (onları lanetledik). O'nu öldürmediler de, asmadılar da. Ancak onlara benzetildi. O'nun hakkında ihtilaf edenler şüphe içindedirler. Zanna uymaktan başka onların hiçbir bilgisi yoktur. O'nu yakinen/kesin öldürmediler.
Ancak Allah, onu kendine kaldırmıştır. Allah Aziz'dir, Hakim'dir." (Nisa Süresi ayet 4/157-158)
Yahudiler O'nu öldürmeye kalkıyorlar, Hristiyanlar da O'nu yüceltmek için "Allah'ın oğlu" diyorlar ve ikisi de kâfir oluyorlar.

6