OKULLAR AÇILIRKEN...
Ne mutlu bize.
Açılacak okullarımız var.
Cıvıl cıvıl olacak okul avluları.
Çocuk sesine, melek sesi denebilir.
Çünkü çocuk sesi, günahsızın sesidir.
Okulların açıldığı gün önemli.
Seyrine doyum olmaz o curcunanın.
Özellikle de ilkokulun avlusu.
Tam bir ana-baba günü oluyor.
Anasının elinde,
Geri geri giden minikler yok mu.
Sesini koyuverip ağlayan Haydar öğretmene ne demeli.
Düşünsenize;
Yirmi iki adet, anasının avutamadığı size emanet.
Allah'ım bu ne muazzam bir nimet.
Kolaylıklar diliyorum öğretmen arkadaşlara.
Dört kişinin eli, öpülür denmiştir.
Anne, baba, öğretmen ve usta.
Ve bunların yanına varırken;
Gölgelerine bile basmamaya dikkat edilir.
Okulun açılması demek;
Masraf demek.
Hem de şöyle böyle değil.
Çocuğun ağırlığınca kitap, kırtasiye.
Bereket kitap tarafını devletimiz veriyor.
İmkânı olan herkes...
Mahallesinin muhtacını arayıp sormalıdır.
Bu bir Müslüman'ın kulluk borcudur.
Çünkü kutsal kitabımızda:
"Onların mallarında mahrumların hakkı vardır"
buyurulur.
O RENGÂRENK kırtasiye dükkânını gören sabinin aklı gidiyor.
Götürün muhtacın çocuğunu, gönlünce seçsin.
Siz beş metre kenarda hıçkıra hıçkıra ağlayın.
O ağıt mahza sağlıktır, sıhhattir.
Bu ortamı, saniye saniye melekler kayda alsınlar.
O ilk gün;
Bir ilkokulun avlu duvarına dayanın.
Kollarınızı duvarın üzerine yayın.
Çenenizi kollarınızın üzerine koyun.
İstiklâl Marşı'mızı bekleyin.
Az sonra komut gelir.
Rahat.
Hazrooooolll.
Rahat.
Hazrooooolll.

3