Yaramaz Çocuklar

Lütfi Albayrak
06.12.2025
10

Yaramaz çocuk... Bu iki kelimeyi duyunca bile evin duvarları titrer, prizler kendi kendine "bana yaklaşma" diye fısıldar, perdeler bile "bugün yine uçacağız galiba" diye hazır bekler. Oysa yaramazlık bir davranış değil; doğal afet kategorisidir. Hava durumu bültenlerinde aslında şöyle bir satır eksiktir: "Bugün 7 yaşında iki erkek çocuğu aynı odada bırakıldığı için ülke genelinde yüksek yaramazlık riski vardır."

SESSİZLİK = FIRTINA ÖNCESİ

Evin içinde 5 dakika sessizlik varsa... Ya uyuyakalmışlardır ya da bir şey gizliyorlardır. Sessizliğin ardından gelen klasik cümle: "Anne bak yanlışlıkla kardeşimin saçını maviye boyadım." Yanlışlıkla. Sanki boya kendi kendine "ben biraz gezeceğim" deyip çocuğun kafasında tur atmış.

EVDEKİ NESNELERİN GİZEMLİ KAYBOLUŞU

Bir evin içindeki eşyalar, özellikle de TV kumandası, bilimsel olarak incelense %80 ihtimalle bir çocuğun yatağının altından çıkar. Çünkü yaramaz çocuklar eşyaları saklamaz... Alternatif bir evren yaratırlar. O evrende kumandalar, çoraplar, Lego parçaları ve annenin çok sevdiği o seramik biblo birlikte yaşamaktadır.

"BEN YAPMADIM" FENOMENİ

Bilim insanları hâlâ çözmeye çalışıyor: Evin içinde 3 çocuk varsa ve bir vazo yere düştüyse, nasıl oluyor da üçü de yapmamış oluyor
Bu noktada aileler iki teori arasında kalır: Görünmez Üçüncü Çocuk Teorisi Vazonun Kendini Yok Etme İçgüdüsü Her iki teori de evdeki yaramazlık oranıyla tutarlıdır.


DIŞARIDA MELEK, EVDE KÜÇÜK ŞEYTANLAR

Dışarıda herkes der ki: "Ayyy ne uslu çocuk, hiç sesi çıkmıyor!" Evet, çünkü enerjilerini dışarıda biriktirip eve bıraktıklarında nükleer santral gibi çalışıyorlar. Kapıdan içeri girer girmez: "Anaaaa bak koşabiliyorum!!!" Zaten biliyorduk.