Yalakasyuslar

"Şimdi, insan doğasının en ilginç türlerinden birinin gizemli dünyasına yolculuk ediyoruz..."

Kamera, loş bir ofis koridorunda sessizce ilerler. Kapının önünde pusuya yatmış bir silüet görünür.

"İşte karşınızda: Yalakasyus. Onlar, doğal ortamlarında çoğunlukla otoritenin birkaç metre çevresinde bulunur. Her an atılacak bir fırsat cümlesini beklerler. O an geldiğinde ise... avlarına yaklaşırlar."

Bir yönetici kapıdan çıkar. Yalakasyus hızla harekete geçer:

-"Efendim, bugün çok genç görünüyorsunuz... Acaba sırrınız nedir"

"Yalakasyuslar, avlarını överek beslenirler. Onlar için iltifat, oksijen gibidir. Ne kadar çok övgü verirlerse, yaşama şansları da o kadar artar. Bazı bireyler, gün boyunca yalnızca bu yeteneklerini kullanarak kariyer basamaklarını tırmanabilirler."

Kamera, toplantı odasına girer. Bir grup yalakasyus birbirini fark etmiştir.

"Nadir bir olaya tanıklık ediyoruz... Yalakasyuslar arası övgü düellosu. Bu, doğada sık rastlanmayan bir rekabet türüdür. Ses tonları yükselir, cümleler daha da abartılı hale gelir."

-"Siz olmasanız bu şirket yok olurdu!"

-"Hayır efendim, siz sadece şirketi değil, tüm ekonomiyi ayakta tutuyorsunuz!"

-"Bence siz, geleceğin tarih kitaplarında kahraman olarak yazılacaksınız!"

"İltifatların şiddeti arttıkça, ortamda oksijen azalır. Bu düello, genellikle en yüksek sesli ya da en yaratıcı yalakasyusun zaferiyle sonuçlanır."

Kamera, otorite figürüne odaklanır. Yönetici, gururla gülümser.

"Ve işte ödül... küçük bir baş selamı, bir tebessüm. Yalakasyus