Kriz dediğimiz şey; deprem olur, elektrik kesilir, bir haber çıkar... Ama Türk toplumunun kriz karşısındaki davranışları neredeyse evrensel bir refleks gibidir. Yıllardır değişmez. İşte kriz anlarında Türkler'in klasikleşmiş davranışları:
"Bir şey olmaz ya" okulu: Kriz ne kadar büyük olursa olsun ilk çıkan yorum budur. Birileri panik yaparken mutlaka biri sakin bir sesle şöyle der: "Abartmayın ya, bir şey olmaz." Bu kişi genelde olayın büyüklüğünü anlamamıştır ama moral vermek için konuşur. Bazen gerçekten işe yarar, bazen de herkesin sinirini bozar.
Anında uzman üreten toplum: Türkiye'de kriz demek aynı zamanda yeni uzmanların doğması demektir. Normalde oto yıkamacı olan bir arkadaşınız bir anda şöyle konuşabilir: "Jeopolitik olarak bakarsak bu olayın arkasında büyük bir denge politikası var." Kimse nereden öğrendiğini sormaz. Çünkü kriz anında herkes biraz uzman olur.
WhatsApp üniversitesi açılır: Kriz haberleri resmi kanallardan gelmeden önce genelde WhatsApp gruplarında yayılır. Mesajların başlangıcı çoğu zaman aynıdır: "Arkadaşlar bu bilgi çok gizli ama..." Mesajın sonunda ise şu yazı olur: "Bir arkadaşımın dayısı devlet dairesinde çalışıyor." Bu noktada herkes mesajı ciddiye alır ama kimse kaynağı tam olarak bilmez.
Çay kriz yönetim sistemi: Türkler için çay sadece içecek değildir; aynı zamanda kriz yönetim aracıdır. Bir sorun çıktığında hemen şu cümle kurulur: "Gel bir çay içelim, konuşuruz." Çay içildikten sonra problem çözülmese bile herkesin morali biraz düzelir. Çünkü Türkiye'de çay içilen ortamda tartışmalar bile daha yumuşak olur.
Komplo teorisi bölümü: Kriz ortaya çıktığında komplo teorileri de ortaya çıkar. Bir süre sonra mutlaka şu cümle duyulur: "Bu işte kesin dış güçler var." Bu teori bazen kahvehanelerde, bazen sosyal medyada, bazen de aile sofralarında detaylandırılır. Olayın boyutu büyüdükçe teoriler de büyür.

6