Telefonda mesajlaşma dönemi

Konum atma, güvenin değil güven açığının Wi-Fi ile kapatılmaya çalışılması mıdır, yoksa sevgi ile kontrol arasındaki hassas dengenin modern ifadesi mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, modern ilişkilerde konum paylaşma uygulamasının ilk bakışta güvenin simgesi gibi görünse de aslında güvensizliğin teknolojik bir makyajı olduğunu savunur. Teoride güven varmış gibi yapılan uygulamada ise sürekli takip, kontrol ve şüphe yaşandığını göstererek, erkekler ve kadınlar arasında bu davranışların farklı tezahürlerini mizah yoluyla ortaya koyar. Peki, konum kapalı olan ilişkiler gerçekten özgürlüğün simgesi midir, yoksa başarısızlığın sessiz göstergesi mi?

Bir ilişki düşün... Eskiden "Neredesin" sorusu vardı. Cevaplar klasikti:
"Yoldayım", "Arkadaşlarla takılıyoruz", "Evdeyim ama ruhen yokum." Şimdi


Harita açılıyor. Nokta atışı:
"Burgercinin önünde, sağ çaprazda, kola kuyruğunda." Teknoloji ilerledi, bahaneler geriledi. s Konum atmanın altın çağı:
Konum atmak ilk çıktığında masumdu.
"Kaybolma, bul beni" uygulamasıydı.
Sonra ilişkiler devreye girdi.


Bir anda konum, romantik bir jestten çok dijital bileklik haline geldi.
"Canım merak ettim, konum atsana..." (5 saniye sonra) "Neden hareket ediyorsun" "O nokta neden 3 metre sağa kaydı" NASA bile bu kadar hassas takip yapmıyor.

Güven meselesi mi
İşin teorisi güzel:
"Konum atıyoruz çünkü birbirimize güveniyoruz." Ama pratikte tablo şöyle:
Güven varsa "Atmana gerek yok ya..." Güven yoksa "Atmadın mı hâlâ" Yani konum atma çoğu zaman güvenin sonucu değil, güven açığının Wi-Fi ile kapatılmaya çalışılması.

Erkek tarafı: Haritada kaybolan ruhlar:
Erkekler için konum atma ayrı bir sınav:
"Kanka geliyorum" der.
Konum: Ev "Yoldayım" der.
Konum: Hâlâ oturuyor.
"Çıktım" der. Konum: Kapıya yeni yönelmiş...
Bir süre sonra erkek şunu öğrenir:
Konum yalan söylemez. Ama erkek denemeye devam eder.


Kadın Tarafı:
FBI + Google Maps...
Kadınlar konum işini bir üst seviyeye taşır:
Konum geldi...
Zoom yapıldı...
Sokak incelendi...
Yanındaki mekânlar analiz edildi...
"Orası kafe değil, nargileci." Bir de şu var:
"Sen soldaki mekândasın ama sağdakine daha yakın duruyorsun. Neden" Bu noktada adam kendi hayatını da sorgulamaya başlar.

Konumun psikolojisi:
Konum atmak aslında üç şeydir: "Sana güveniyorum" demenin kısa yolu...
"Ama yine de bakıyorum" demenin uzun yolu "Ben seni biliyorum" mesajının sessiz hali...
Yani hem sevgi var içinde, hem şüphe, hem de hafif dedektiflik.

En tehlikeli cümle:
"Konum atmana gerek yok." Bu cümle iki anlama gelir: