Sevgililikte "Kıyaslama Olimpiyatları"

İlişkilerde başkasının hayatını kendi hayatımızla kıyaslamak, beklentiyi değil gerçeği büyütür—peki ya kıyaslama yapmadan ilişki kurabilir miyiz?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, ilişkilerdeki kıyaslamaları bir olimpiyat metaforu ile anlatarak, başkalarının sevgilisi, eski sevgili, sosyal medya ve 'normal insanlar' ile yapılan karşılaştırmaların ilişkileri nasıl zehirlediğini gösteriyor. Bu kıyaslamalar aslında ilişkiyi değil, gerçekçi olmayan beklentileri büyüttüğünü ve bu sebeple hiç kimsenin kazanamadığı bir oyun yarattığını savunuyor. Ama acaba ilişkileri zayıflatan asıl şey kıyaslama mı, yoksa başından itibaren birbiriyle kıyaslanabilecek şeyler kurmaya çalışmamız mı?

İlişkilerde herkes sevgi, saygı, anlayış falan arıyor gibi görünür ama işin aslı bambaşka: Gizli bir olimpiyat var. Adı da "Kıyaslama Olimpiyatları." Katılım zorunlu, diskalifiye yok, ama kazanan da yok.


Bu olimpiyatların en popüler branşı: "Başkasının Sevgilisiyle Kendi Sevgilini Kıyaslama" Altın madalya genelde hayali karakterlere gider.
"Ayşe'nin sevgilisi her sabah kahvaltı hazırlıyormuş..." "Mehmet sevgilisine şiir yazmış..." "Onlar hiç kavga etmiyormuş..." Burada önemli bir detay var:
Ayşe'nin sevgilisi kahvaltıyı bir kere hazırlamıştır, Mehmet şiiri ChatGPT'ye yazdırmıştır ve "hiç kavga etmeyen çift" aslında birbirleriyle konuşmuyordur. Ama olimpiyat ruhu bunu sorgulamaz.


2. Branş: Eski Sevgiliyle Kıyaslama (Tehlikeli Sporlar Kategorisi) Bu branşta rekabet çok serttir.
Çünkü rakip görünmez ama sürekli övülür:
"O böyle yapmazdı..." "O daha düşünceliydi..." Bu cümleler ilişki içinde nükleer etki yaratır. Bir anda romantik akşam yemeği, "Ben niye buradayım" paneline dönüşür.


3. Branş: Sosyal Medya Kıyaslaması Instagram burada resmi olimpiyat sponsoru gibi çalışır.
"Bak bunlar Bali'ye gitmiş..." "Bunlar da birlikte spor yapıyor..." "Bunlar story atmadan mutlu bile olmuyor, ne güzel!" Gerçek hayatta adam Bali'de kavga etmiş, spor yapan çift birbirinden nefret ediyor ama fotoğrafta karın kasları parlıyor diye altın madalya cepte.

Branş: 'Normal İnsanlar' Kıyaslaması Bu kategori tamamen soyut rakiplerle yapılır:
"Normal erkekler böyle yapar." "Normal kadınlar böyle davranmaz." Kim bu normal insanlar
Nerede yaşıyorlar Neden hiç denk gelmiyoruz Bilinmez. Ama her tartışmada sahaya çağrılırlar.

Branş: Kendinle Kıyaslama (Final Etabı) İlişkinin en ileri seviyesi burasıdır:
"Eskiden bana daha ilgiliydin..." "İlk zamanlar böyle değildik..." Bu noktada herkes kendi geçmiş versiyonuna yenilir. Çünkü geçmişteki sen, hiçbir sorumluluğu olmayan, sürekli heyecanlı ve filtresiz bir karakterdi.


Sonuç: Altın Madalya Kimde
Hiç kimsede. Çünkü bu olimpiyatın kazananı yok. Herkes biraz kırılır, biraz alınır, biraz da "Ben neye yarışıyorum" diye içinden geçirir.