İlişkiler iki kişi arasında yaşanır derler. Ama kimse sana üçüncü kişinin "şüphe" olacağını söylemez. Ve bu şüphe, özellikle kadın tarafında aktif birim haline gelirse... geçmiş olsun.
Artık o ilişki bir aşk hikâyesi değil, düşük bütçeli ama yüksek gerilimli bir suç dizisidir.
Kadın tarafı bu dizide tartışmasız başrol: FBI ajanı.
Erkek mi O da olayla alakası olsun ya da olmasın, potansiyel suçlu.
Kadın için "Sezgilerim var" cümlesi aslında şunun kibar versiyonudur: "Şu an elimde hiçbir somut kanıt yok ama seni birazdan yakalayacağım, bekle." Erkek ise olaydan habersiz şekilde hayatına devam eder:
Mesaj atar, geç cevap verir, telefonu sessize alır... Ama farkında değildir ki o sırada karşı tarafta olay yeri inceleme başlatılmıştır.
Delil toplama süreci:
Kadın bir şey hisseder. Bu his, bilimsel olarak açıklanamasa da Google'dan, Instagram'dan ve WhatsApp'tan destek alır.
"Son görülme 22:47... ama bana 23:10'da yazmış. Bu 23 dakika neredeydin" "Bu story'yi kim çekti" "Bu kız kim" "Bu kalp emojisi neden kırmızı" Erkek cevap verir:
"Arkadaş ya." Ama artık çok geçtir. Çünkü dosya açılmıştır.
Sorgu odası:
Kadın sakin bir şekilde başlar:
"Bir şey soracağım, dürüst ol." Bu cümle erkek için şu anlama gelir: "Birazdan ne söylersen söyle suçlu çıkacaksın, hazır ol." Sorular basittir ama tuzaklıdır:
"O gün neredeydin" "Kimlerleydin" "Niye söylediğinle yaptığın tutmuyor" Erkek cevap verirken bile hata yapar. Çünkü ses tonu bile delil sayılır.
"Biraz garip söyledin bunu..." Cümlesiyle birlikte ceza artırılır.
Teknolojik takip:
Kadın için teknoloji sadece iletişim aracı değil, istihbarat kaynağıdır.
Erkek o tweet'i hatırlamaz bile. Kadın ise tarih ve saat vererek önüne koyar: "16 Mart 2017, saat 02:13... 'Gece gece kahve iyi gidiyor' yazmışsın.
Kiminle içiyordun" Erkek: "Ben o zaman üniversitedeydim ya..." Kadın: "Demek ki olay köklü."
Sonuç raporu:
Kadın sonunda kararını verir.
Yüzde 80 sezgi, yüzde 20 yorum, yüzde 100 eminlik.

4