Yaz mevsiminin en rekabetçi organizasyonuna hoş geldiniz. Ne Dünya Kupası, ne olimpiyatlar... Asıl mücadele sabah 06.30'da plajda başlıyor. Hedef belli: Denize en uzak ama gölgeye en yakın şezlongu ele geçirmek.
100 Metre Havlulu Koşu
Yarışmacılar ellerinde havlu, çanta, güneş kremi ve su matarasıyla koşar. İlk havluyu şezlonga atan avantaj kazanır. Hakemler, havlunun şezlongun en az %30'unu kaplamasını şart koşar.
Sahte Dalgaya Bakma Disiplini
Şezlong dolmuş gibi davranıp birinin kalkmasını bekleyen sporcuların sabır sınavıdır. Gözler sürekli "Acaba gidiyorlar mı" diye masayı keser.
Üç Şezlong Birden Rezerve Etme
Tek kişi gelip altı kişilik alan kapatanların uzmanlık branşıdır. Her şezlongun üzerine farklı bir eşya bırakılır: bir terlik, bir kitap, yarım su şişesi... Sahibi ortada yoktur ama alan işgal altındadır.
Şemsiye Gölgesini Çalma
Güneş döndükçe sandalyeyi milim milim kaydırıp komşunun gölgesine girme sanatıdır. Yakalanınca da "Rüzgâr itti galiba." açıklaması yapılır.
"Bir Dakikaya Geliyorum" Maratonu
Şezlongu kapatıp iki saat ortada görünmeyen sporcular bu kategoride yarışır.
Döndüklerinde ise yüzlerinde hiçbir suçluluk ifadesi yoktur.
Stratejik Çocuk Yerleştirme
Aile takımının en güçlü taktiği. Çocuklar farklı şezlonglara dağıtılır, böylece dört kişilik aile sekiz kişilik alanı kontrol eder.
Hakemle Tartışma Serbest Stili "Ben buraya sabah yedide havlu koydum." "İyi de siz ortada yoktunuz." "Denizdeydim. "İki saattir mi" Uzun yüzüyorum." Bu diyalog olmadan yarışma tamamlanmış sayılmaz.
Final Seremonisi
Akşam olur. Gün boyu ölümüne savunulan şezlonglar sessizce boşaltılır. Ertesi sabah aynı insanlar, sanki dün hiçbir şey yaşanmamış gibi yeniden başlangıç çizgisine dizilir. İnsanlık tarihi boyunca toprak için, altın için, petrol için savaşlar yaşandı.

15