Mutluluk kaç TL

"para mutluluk getirmez" diyen de var, "Önce biraz para verin, sonra deneyip konuşalım" diyen de...
Yıllardır süren bu tartışmaya bu kez Bath Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma da dahil oldu. Sonuç ise iki tarafı da biraz haklı çıkarıyor.

Araştırmaya göre para, belli bir noktaya kadar gerçekten mutluluk satın alabiliyor. Çünkü açken, faturaları düşünürken ya da kira günü yaklaşmışken mutlu olmak pek kolay değil. Para öncelikle insana güven hissi veriyor, temel ihtiyaçlarını karşılıyor ve geleceğe dair kaygıları azaltıyor.
Ancak işin ilginç tarafı bundan sonra başlıyor.

Beynimiz, düzenli olarak sahip olduğumuz şeylere çok çabuk alışıyor. İlk maaşınızı aldığınız günü unutmanız zordur. Birkaç ay sonra ise maaş hesabınıza yatar yatmaz faturalar sizden daha hızlı davranır. Maaş artık normalleşir ama patronun "Bu ay prim de yatırdık" demesi, miktarı daha düşük olsa bile insanı daha çok sevindirir. Çünkü beyin sürprizleri seviyor.

Bilim insanlarına göre maddi olarak kendinizi güvende hissetmeye başladıktan sonra daha fazla para, mutluluğu aynı oranda artırmıyor. O noktadan sonra güzel bir tatil yapmak, sevdiklerinizle vakit geçirmek, yeni yerler görmek ya da uzun zamandır ertelediğiniz bir hayali gerçekleştirmek çok daha fazla mutluluk sağlayabiliyor.

Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise "Hobini işe çevir, bir gün bile çalışmazsın" sözünün her zaman doğru olmadığı.

Sevdiğiniz bir işi sürekli gelir elde etmek zorunda olduğunuz bir mesleğe dönüştürdüğünüzde, zamanla o heyecanın azaldığı ve motivasyonun düştüğü görülüyor.

Kısacası bilim insanları, paranın mutluluğun kendisi olmadığını ama ona ulaşmayı kolaylaştıran önemli bir araç olduğunu söylüyor. Para her sorunu çözmeyebilir; ancak kira günü ev sahibinin aramasını, market kasasında kartın çekilip çekilmeyeceği endişesini ve ay sonu hesap stresini azaltıyorsa, bunun da insanın ruh hâline azımsanmayacak bir katkısı olduğu kesin.

BUNU BİLİYOR MUYDUN