Bildirim bağımlılığı:
Telefon sessizde ama insanın ruhu titreşimde. Telefon çalmadığı hâlde cebinde titreşim hissetmek artık tıbbi bir olay olmaktan çıkıp günlük deneyime dönüştü. Bildirim gelmeyince "İnternet mi gitti" diye modemi suçluyoruz.
Sürekli meşgulgörünme bağımlılığı:
Birine "Ne yapıyorsun" diye soruyorsunuz. "Çok yoğunum." Kimse neyle meşgul olduğunu anlatmıyor ama herkes yoğun. Yoğunluk artık başarı madalyası gibi taşınıyor. Boş vakti olduğunu söyleyen insan, toplum tarafından işsiz ilan edilebilir.
Telefonu kontroletme bağımlılığı:
Telefonu cebinden çıkarıyor. Kilidi açıyor. Hiçbir şey yapmadan kapatıyor. Beş saniye sonra aynı işlemi tekrar ediyor. Sanki telefonun içinde her dakika yeni bir kıta keşfediliyor.
Onaylanma bağımlılığı:
Artık insanlar mutlu olmak için değil, paylaşmak için yaşıyor. Yemek önce yenmiyor, fotoğrafı çekiliyor. Gün batımı önce izlenmiyor, hikâyeye ekleniyor. Yaşanan anın değeri, aldığı beğeni sayısıyla ölçülüyor.
Fiyat kontrol etmebağımlılığı:
Bir ürünü almak istemiyor. Sadece "İndirime girmiş mi" diye bakıyor. Sonra hiçbir şey almadan çıkıyor ama ertesi gün yine aynı ürüne bakıyor. Market uygulamalarını borsa ekranı gibi takip eden insanlar oluştu.
Kendini başkalarıylakıyaslama bağımlılığı:
Sosyal medyada herkesin hayatı harika görünür. Birisi Bali'de gün batımı izler, diğeri maraton bitirir, öbürü üçüncü şirketini kurar. Sen de mutfakta bozulmuş yoğurdun tarihine bakarken "Ben ne yapıyorum" diye düşünürsün.
Her konuda fikir belirtme bağımlılığı:
Eskiden insanlar bilmediği konuda susardı. Şimdi bilmediği konuda daha uzun konuşuyor. Bir gün ekonomi uzmanı, ertesi gün deprem bilimci, hafta sonu dış politika analisti... Modern insanın uzmanlık alanı, gündemin kendisi oldu.
Kendini sürekligeliştirme bağımlılığı:
Kişisel gelişim güzel bir şey ama bazen öyle bir noktaya geliyor ki insan gelişmekten yaşamayı unutuyor. Sabah meditasyon. Sonra nefes egzersizi. Ardından motivasyon podcasti. Akşam verimlilik kitabı. Bu kadar gelişen insanın biraz da dinlenmeye ihtiyacı olabilir.
Kargo takip bağımlılığı:
Sipariş veriliyor. Kargo hazırlanıyor. Yola çıkıyor. Transfer merkezinde. Dağıtıma çıktı. İnsan bazen ürünü değil, kargonun hayat hikâyesini merak ediyor. Kurye eve gelmeden önce onun şehir turunu ezbere biliyoruz.
İndirim kaçırmamabağımlılığı:
"Yüzde 60 indirim!" Hiç ihtiyacı olmayan insanlar, sırf ucuz diye evine üçüncü waffle makinesini alıyor. Aslında para harcamıyor; indirim kaçırmamanın verdiği psikolojik huzuru satın alıyor.

12