Matrix'te yaşıyoruz diyenler

1999'da Matrix diye bir film çıktı, dünya bir daha kendine gelemedi. Filmde Neo kırmızı hapı aldı, gerçeği gördü. Bizde ise adam sabah tansiyon hapını alıyor, öğleden sonra "Bence biz de Matrix'te yaşıyoruz" diye dolaşıyor. Keanu Reeves'in insanlığa yaptığı en büyük iyilik güzel bir bilim kurgu filmi çekmekti; istemeden yaptığı kötülük ise bazı insanlara kendilerini Neo zannettirmek oldu.

Son yıllarda yeni bir insan türü ortaya çıktı: Başına açıklayamadığı herhangi bir şey gelince "Matrix'te yaşıyoruz" diyenler. Otobüsü kaçırıyor: "Tesadüf değil." Markette üç gündür düşündüğü çikolatayı görüyor: "Sistem beni dinliyor." Eski sevgilisini rüyasında görüyor, ertesi gün Instagram'da karşısına çıkıyor: "Matrix açık verdi." Hayır kardeşim, bazen otobüs gerçekten sen geç kaldığın için gidiyor.

Filmde Neo'nun karşısına Morpheus çıkıp kırmızı ve mavi hapı uzatıyordu. Bizim Matrixçiler ise kırmızı hapı çoktan zihinsel olarak yutmuş durumda. Artık her şeyin arkasında bir işaret var. Saat 11.11: "Evren mesaj gönderiyor." Telefonun şarjı yüzde 33: "Bu sayı tesadüf olamaz." Aynı kişiyi iki gün üst üste görüyor: "NPC bu." Halbuki adam karşı komşun; doğal olarak göreceksin.

Bir de herkese "NPC" deme huyları var. Kendileri sistemin sırrını çözmüş ana karakter, geri kalan sekiz milyar insan figüran. Sabah işe giden NPC,
pazarda domates seçen teyze NPC, trafikte önünde duran şoför NPC... Bir tek kendisi Neo. Yalnız Neo filmde kurşunlardan kaçıyordu; bizimki elektrik faturası gelince ev sahibinden kaçıyor.

En büyük kanıtlarından biri de deja vu. Zaten Matrix filminde deja vu, sistemde bir şeylerin değiştirildiğinin işaretiydi. Bizimki kediyi iki kere görünce hemen alarma geçiyor: "Bak! Matrix hata verdi!" Belki de aynı kedidir kardeşim. Kedi mahallenin kedisi, Warner Bros.'un özel efekt ekibinde çalışmıyor. Matrix teorisinin en güzel tarafı sorumluluğu da ortadan kaldırmasıdır. İşler kötü gitti mi sistem seni engelliyor. Para kazanamadın mı düzen izin vermiyor. Sevgilin terk etti mi algoritma sizi ayırdı.

Diyete başlayamadın mı simülasyon karbonhidrat üzerine kurulmuş. İnsan böyle yaşayınca kendi hatalarıyla yüzleşmek zorunda kalmıyor; faturayı doğrudan Matrix'in yazılım ekibine kesiyor. Elbette yaşadığımız dünyanın gerçekliği üzerine düşünmek, simülasyon teorisini tartışmak ayrı mesele. Matrix de zaten bu sorular üzerinden muazzam bir bilim kurgu dünyası kurdu. Ama film bittikten 27 yıl sonra hâlâ her Wi-Fi kesildiğinde