Şehrin en kalabalık caddesine paralel, ama kimsenin özellikle gitmediği bir sokaktır burası: Kırık Kalpler Sokağı. Google Maps'te çıkmaz, çünkü buraya gelen herkes zaten yolu kaybetmiştir. Sokağın girişinde bir tabela vardır:
"Hoş geldiniz. Burada 'iyiyim' diyen herkes yalan söylüyor." İçeri girersin... Sağda "Son Görülme 2 Saat Önce Kafe" var. Mekânın mottosu:
"Mesaj atma, gururun var." Ama içeride herkes telefonuna bakıp "Yazacak mı" diye bekliyor. Garson bile sipariş alırken "O sana geri dönmez abi..." diye psikolojik destek veriyor.
Biraz ilerleyince "Engel Atıldı Pastanesi" çıkar karşına.
Camında yazıyor:
Bugünlük taze bahanelerimiz: Yoğunum, kafam karışık, sana layık değilim." İçeride en çok satılan ürün:
"Geri Dönüş Umudu Tatlısı" (ama hiç teslim edilmiyor).
Sokağın ortasında bir bank var. Üzerinde klasik bir adam oturur. Elinde çay, gözleri boşlukta... Yanına oturursun, konuşmaya başlar:
"Abi aslında her şey çok güzeldi..." Sokağın resmi sohbet açılış cümlesidir bu. Burada herkes hikâyeye ortasından girer, sonunu zaten biliyorsun.
Az ileride "Son Kez Konuştuk Büfe" var. Menüde:
"Hadi arkadaş kalalım tost" "Zamanla geçer ayran" "Ben seni üzmek istemem dürüm." Hepsinin tadı aynı: hafif acı, bol hayal kırıklıklı.
Sokağın en ilginç yeri ise "Yanlış Kişi Müzesi". İçeri giriyorsun, herkesin eski sevgilisi sergileniyor gibi.
Ama tuhaf olan şu: Herkes içeride birbirinin hikâyesini dinleyip "Aynısını ben de yaşadım" diyor. Müze görevlisi bile ex.
Geceleri burası daha hareketli olur. Çünkü gündüz "iyiyim" rolü oynayanlar, gece vardiyasında gerçek karakterlerine döner. Bir köşede sigara içip "Aslında sorun bendeydi" diyenler, diğer köşede "Yok abi o kaybetti" diye kendini ikna etmeye çalışanlar... Sokağın çıkışında küçük bir yazı vardır:
"Buradan çıkabilirsin... ama aynı hatayı tekrar yapma garantisi yok." Ve en trajik olan şu:
Bu sokaktan çıkan herkes, bir süre sonra başka birini elinden tutup tekrar buraya getirir.

4