Kentsel dönüşmeyen apartman toplantısı

Lütfi Albayrak
02.02.2026
10

Bir apartman düşün. 1987 yapımı. Depreme dayanıksız ama anılara aşırı dayanıklı. Müteahhit toplantıya gelir, projeksiyonu açar. PowerPoint'te modern bina, geniş balkonlar, cam cephe... Salonda sessizlik.

Sessizliği bozan ilk cümle gelir: "Biz bu binayı yıkmasak olmaz mı" Müteahhit yutkunur. Kat kat talepler başlar. Zemin kat sakini: "Ben bahçeye alıştım. Yeni binada da bahçem olsun ama tapuda daire yazsın."

1. kat: "Ben yukarı çıkmak istiyorum ama fazla yukarı değil. 1,5. kat var mı"

2. kat: "Benim dairem güneye bakıyordu. Yeni bina dönsün."

3. kat: "Asansör olsun ama kapımın önünden geçmesin."

4. kat: "Balkon büyüsün ama bina büyümesin." Çatı katı: "Penthouse benim hakkım. Çünkü yıllarca yağmurda ben aktım." Müteahhit not alır. Not defteri dolmuştur ama akıl hâlâ boştur.

Toplantının ikinci perdesi: "Emsal ve Metrekare Dramı..." - Benim dairem 95 metrekareydi. - Hayır, 93'tü. - Tapuda 90 yazıyor ama biz hep 100 yaşadık. Biri hesap makinesi çıkarır. Biri hatıra anlatır. Biri emsal artışını belediyede tanıdıkla çözeceğini söyler. Müteahhit cümle kurar: "Yasal olarak..." Salondan koro halinde cevap gelir: "Ama komşu binaya yaptılar."

Çay molası = cephe krizi: Çaylar gelir, ortam yumuşar sanılır. Yanlış sanılmıştır. - Ben kuzey cephe istemiyorum, içim kararır. - Ben güney istemiyorum, yazın yanarız. - Doğu olsun. - Batı olsun. Bina pusula olur. Müteahhit NASA'dan yardım isteyecek noktaya gelir.