Kasıntı insanın yanında insan rahatça su bile içemez. Bardağı ağzına götürürsün, "Aslında su yemekle birlikte içilmez" diye söze girer.
Sohbet etmeye gelmişsindir, yanlışlıkla sözlü sınava girmiş gibi hissedersin. Bir süre sonra cümle kurmadan önce kendi kendine, "Bunun bilimsel dayanağını sorar mı" diye düşünmeye başlarsın.
Bu insanların her ortamda ciddi durma görevleri vardır. Herkes gülerken dudaklarının bir köşesini hafifçe oynatırlar; sanki kahkaha atarlarsa karizmalarından üç puan düşecek. Şaka yaparsın, "Bu mizah anlayışı biraz basit" derler. Evet, basit. Çünkü fıkra anlatıyoruz, doktora tezi savunmuyoruz.
Kasıntı insanla tatile gitmek de ayrı bir sınavdır. Denizi görüp "Hadi girelim!" dersin; o daha plajın genel düzenini, şezlongların konumunu ve denize giriş saatinin uygunluğunu değerlendiriyordur. Sen iki kere yüzüp çıkarsın, o hâlâ "Birazdan girerim," diye havlusunu düzeltiyordur. Akşam "Çok eğlendik" dersin. "Eğlenmek göreceli bir kavram" cevabını verir. Haklıdır; onun yanında gerçekten öyledir.
En büyük yetenekleri, keyifli bir anı değerlendirme toplantısına çevirmektir. "Ne güzel akşam oldu" dersin. "Güzel kavramı kişiden kişiye değişir" derler. "Yemek harikaydı" dersin. "Harika biraz iddialı bir sıfat." Bir noktadan sonra sadece "Evet" demeye başlarsın. Ona da "Neye evet" diye sorarlar. Üstelik kasıntılık bulaşıcıdır.
Yanlarında beş dakika durunca sen de dik oturur, kahveni sessizce karıştırır, güleceğin yerde başını onaylar gibi sallarsın. Normalde arkadaşlarına saçma sapan videolar gönderen insan, o masada "Gündem hakkında ne düşünüyorsunuz" diye konuşmaya başlar. Eve gidince de kendine gelmek için üç komik video izler.
Elbette herkesin ciddi olduğu zamanlar vardır. Ama kasıntı insan ciddiyeti mesaiye bağlamıştır; sabah açar, gece yatana kadar kapatmaz. Sanki hayat ona sürekli önemli bir basın açıklaması yaptıracak.
Oysa bazen bir şakaya gülmek, şarkıya yanlış sözlerle eşlik etmek ya da "Haklısın, bu akşam gerçekten güzel" demek yeterlidir. Kasıntı insanlara küçük bir önerim var: Omuzlarınızı biraz indirin. Hayat zaten yeterince ciddi; bir de çay içerken jüri karşısındaymışız gibi oturmayalım.

3