Bugün belgesel kameralarımızı, doğanın en hassas ekosistemlerinden birine çeviriyoruz: İnsan kalbine. Evet... Burası normalde günlük işleriyle meşgul olan ciddi bir organ. Ama iş hoşlanma belirtileri başlayınca, içeride adeta bir Kelebek Karnavalı açılıyor. Şu an kalbin sol kulakçığında gördüğünüz tür, yaygın adıyla "Aman Allah'ım beni gördü!" kelebeği... Bu tür, karşı tarafın bir gülümsemesine maruz kaldığında ortalama 0.3 saniyede ortaya çıkar ve hemen panik halinde uçuşmaya başlar. Kendisi zararsızdır, sadece sahibinin düzgün konuşmasını engeller.
Belirtileri şunlardır:
Cümleleri yarım bırakma...
Gülmeye çalışırken "heeheheh" diye garip sesler çıkarma...
Ve tabii ki saçma sapan bir özgüven dalgalanması.
Bakın şimdi... Sağ karıncıktan yeni bir tür çıkıyor: "Daha mesaj atmadı, öldüm mü acaba" kelebeği. Bu kelebek, sahibini dakikada 42 kez "İnternet çekiyor mu" kontrolü yaptırmakla ünlüdür. Mesaj gelmediğinde karaciğere kadar inip drama yaratır. Bu noktada kalbin içindeki sinir sistemi şaşkına
dönmüş durumdadır. Normalde "Düzgün nefes al, yaşa" gibi basit komutlar verirken, şimdi "AĞZINI TOPLA, KIZ SANA GÜLDÜ!" gibi bağırışlarla yönetimi kaybetmiştir. Görüntüde ilerleyelim...
Aşk hormonları salgılanınca en tehlikeli tür beliriyor:
"İlişki başlamadan 3 senelik plan yapan" kelebeği.

10