Gün boyu "İyiyim" diyen beden, son 10 dakikada çöker: Susuzluk yüzde 300 artar, dudaklar Sahra Çölü moduna geçer. Mutfakta anlamsız bir panik başlar. Yemek hazırdır ama pilav karıştırılır, salata yeniden şekillendirilir. Kimse aç değilmiş gibi davranır ama herkes gergindir.
Telefonlar açılır. Saat uygulaması, Google, anneden teyit: - Okundu mu - Yok. - Emin misin Ev halkı sessizliğe gömülür. Normalde konuşan insanlar susar. Yanlışlıkla biri bir şey söylerse: "Şu an konuşma lütfen." Masadaki hurmaya uzun uzun bakılır. Beyin: Bir tanecikten bir şey olmaz. Vicdan: Olur. Bazıları erkenden masaya çöker. Bardak önünde, gözler saate kilitli. İçten geri sayım başlar: 6 dakika... 5 buçuk... Biri yemeğe son anda müdahale etmeye çalışır: "Bir tadına bakayım..." Tencereye uzanan el, Matrix sahnesi gibi durdurulur. Televizyon açıktır ama kimse dinlemez.
Sadece ezanı kaçırmamak için arka plandadır. En küçük ses bile sinir sebebidir: Sandalye gıcırdaması, kaşığın masaya değmesi, birinin iç çekmesi... Sular doldurulur,

2