Gaz çıkarmayı arkadaşlık hakkı sananlar

Bazı insanlar vardır, gaz çıkarınca utanır, özür diler, ortamdan uzaklaşır. Bazıları ise gaz çıkarır ve hayatına kaldığı yerden devam eder.
Sanki az önce insanlığa karşı küçük çaplı bir suç işlememiş de sandalyesini gıcırdatmış gibi... Bir de dönüp "Ne var oğlum, doğal bir şey" der. Tamam doğal da kardeşim, deprem de doğal. Her doğal olayı salonun ortasında yaşamak zorunda değiliz.

Bunların utanma eşiği arkadaşlığın süresiyle ters orantılıdır. İlk tanıştığınız zamanlarda kazara olursa yüzü kızarır: "Çok pardon." Altıncı ayda "Kusura bakmayın beyler." Birinci yıldan sonra açıklama bile yapmaz. Üçüncü yılda gözünün içine baka baka yapar. Beşinci yılda ise senden özür bekler: "Ne oldu lan, niye yüzünü buruşturuyorsun" Özellikle arabada gaz çıkaran arkadaş ayrı bir suç kategorisidir. Dört kişi küçücük araçtasınız, camlar kapalı... Adam sessizce operasyonu gerçekleştirir. Sonra hiçbir şey olmamış gibi dışarı bakar. Birkaç saniye sonra araçta toplu panik başlar. Camlara saldıranlar, klimayı açanlar, "Kim yaptı lan bunu" diye bağıranlar... Fail ise direksiyon başında son derece sakin: "Egzozdan gelmiştir." Egzoz arabanın içine nasıl girdi kardeşim Egzoz nohut mu yedi Bir de yaptığıyla gurur duyanlar var. Ses yüksek çıkınca kendi kendine güler. Hatta bazısı performans değerlendirmesi yapar: "Bu sağlamdı." Neyin sağlamdı İnsanlar çocuk büyütüyor, şirket kuruyor, kitap yazıyor; sen bağırsak faaliyetinden kariyer çıkarmışsın.

En tehlikelisi sessiz olanıdır. Ses yoktur, uyarı yoktur. Sadece birkaç saniye sonra insanların yüz ifadeleri değişmeye başlar. Fail de köşede oturup gelişmeleri takip eder. Bildiğin kimyasal saldırı düzenleyip olay yerinden ayrılmayan suçlu. Sonra savunma gelir: