Etkileyemeyenlerin Etkileyeni: Influencerlar

Lütfi Albayrak
06.01.2026
9

Bir sabah uyanıyorsunuz. Telefonu elinize alıyorsunuz. Henüz dişinizi fırçalamamışsınız ama birileri çoktan "güne pozitif başlamak için" krem sürmüş, kahve içmiş, spor yapmış, meditasyonunu tamamlamış ve üstüne bir de indirim kodu paylaşmış. Siz daha "günaydın" diyemeden, influencer günün yarısını bitirmiş. Influencer dediğimiz kişi, aslında çağımızın yeni kanaat önderi. Eskiden mahallede bir amca vardı; "Bu yoğurt iyi" derdi, herkes alırdı. Şimdi o amca ring light aldı. Her influencer'ın ortak bir hayat döngüsü vardır.

Önce "Ben reklam almıyorum ya, çok samimi hesap" cümlesi gelir. Bu cümleden yaklaşık üç hafta sonra "Siz çok sormuşsunuz" diye başlayan bir reklam patlar. Kim sormuştur, nerede sormuştur, neden sormuştur; bilinmez. Ama milletin gece üçte "Bu kremi soralım" diye uyanmadığından eminiz. Influencer'ların bir de doğallık meselesi vardır. "Hiç makyaj yok" diyerek paylaşılan videoda sadece 14 filtre, 3 ışık, 2 kamera ve bir de estetik cerrah vardır. Ama makyaj yoktur. Çünkü mesele teknik olarak doğallık değil, niyettir. Bir ürün tanıtımı yapılırken kullanılan cümleler de artık ezbere bilinir: "Gerçekten severek kullanıyorum" "Hayatımı değiştirdi" "Onsuz yapamıyorum" "Daha önce neden kullanmamışım" Bu cümleler o kadar sık söylenir ki insan şüpheleniyor: Bu kadar ürün hayat değiştiriyorsa, influencer'ların hayatı her hafta resetleniyor olmalı.

Bir de samimiyet videoları vardır. Influencer kamerayı açar, sesi biraz kısar, gözler dolu dolu: "Bugün sizinle çok özel bir şey paylaşacağım..." O özel şey ya bir reklamdır ya da yakında gelecek reklamın fragmanıdır. Eleştiriye gelince... Influencer'lar eleştiriyi hiç sevmez. Ama çok da umursamaz gibi yaparlar. "Beni eleştirenler aslında