Eskiden sohbet dediğin şey bir olaydı. Başlangıcı, ortası, çayı, çekirdeği, hatta sonunda "Yarın devam ederiz"i vardı. Şimdi muhabbet dediğin şey çoğu zaman yüzde 3 şarjla girilmiş bir WhatsApp mesajı kadar kısa ve riskli.
BAŞLAMA RİTÜELİ
Eskiden:
-"Otur hele, sana bir şey anlatacağım." Bu cümle en az 45 dakikalık bir hikâyenin habercisiydi. Kimse acele etmezdi çünkü kimsenin bildirimleri yoktu.
Şimdi:
"Bir şey soracağım." Aradan 6 saat geçer.
Sorulan şey:
"Netflix'te ne var"
GÖZ TEMASI MESELESİ
Eskiden:
İnsanlar göz göze bakarak konuşurdu. Hatta bazen fazla bakılırdı, "Niye dik dik bakıyorsun" kavgası çıkardı.
Şimdi:
Aynı masada oturup birbirimize online bakıyoruz.
"Dinliyorum seni." Ama gözler:
Instagram Reels, TikTok, bir de "Kim story atmış"
KONU ÇEŞİTLİLİĞİ
Eskiden:
Bir sohbetin içinde şunlar olurdu:
Mahallenin delisi...
Ülke gündemi...
Futbol...
Birinin askerde yaşadığı efsane ama yüzde 70'i yalan anı...
Şimdi:
"Seen attı mı" "Bu tweet çok iyi ya..." "Algoritmam bozuldu." Bir de herkes uzman, ama kimse tam neye uzman olduğunu bilmiyor.
SESSİZLİK ANLARI
Eskiden:
Sessizlik = huzur...
Kimse konuşmazdı ama herkes mutluydu. Çay içilir, sigara yakılır, uzaktan köpek havlardı.
Şimdi:
Sessizlik = panik.
"Bir şey mi oldu" "Yok yok, sadece yazmıyordum." "Hmm..."
TARTIŞMA KÜLTÜRÜ
Eskiden:
Tartışılırdı ama sonunda, "Neyse ya, boşver" denir, konu kapanırdı.
Şimdi:
Tartışma başlar, konu biter, 3 gün sonra ekran görüntüsüyle tekrar açılır.
Delil var, tanık var, saat var.
SOHBETİN BİTİŞİ
Eskiden:
"Geç oldu, kalkalım." Ama kimse kalkmazdı.

16