O an gelir. Masanın üstünde masumca duran telefon, bir anda kaderin merkezine oturur. "Bir bakabilir miyim" cümlesi duyulur. Dünya yavaşlar. Erkek, telefonu vermeden önce iki saniyelik bir tereddüt yaşar. O iki saniye aslında bir ömürdür.
Beyin çalışmaya başlar:
- WhatsApp arşivi...
- Galeri (özellikle "Ekran görüntüleri" klasörü)...
- Notlar ("Düğün için alınacaklar" diye açılıp yarım kalan liste)...
- Tarayıcı geçmişi (masum bir "hava durumu" araması bile şüphelidir).
El telefonu uzatırken hafif titrer. Çünkü telefon artık bir cihaz değil, itiraf kutusudur. Parmak, kilit tuşuna basmadan önce durur. O an, ekrana son bir kez bakılır; sanki telefona veda ediliyordur:
"Ben seni fabrika ayarlarında almıştım... Buralara geleceğimizi bilmiyordum.
" Kadın telefonu alır. Erkek gülümser. O gülümseme samimi değildir; panik makyajıdır. Omuzlar düşer, sırt hafif kamburlaşır. İç ses konuşur:
"Şimdi bir mesaj açılacak... Yanlış anlaşılacak... Açıklama yapacağım... Daha çok batacağım...
" Kadın galeriyi açar. Erkek anında açıklamaya başlar:
- O fotoğraf eski.
- O ekran görüntüsü arkadaş içindi.

12