"Bir şeyi kaybedince önce suçu başkasına atan insan"

Evde kaybolan kalem, aslında kaybolan şey değildir; kontrol hissi kaybolur ve haklı çıkmak için kurgulanmış bir gerçeklik yazılır—ama bu hepimizi suçlu mu yapıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, insanların eşya kaybettiğinde neden soruşturmacı gibi davrandığını, suçlu aradığını ve sonunda haklı çıkmaya odaklandığını anlatan bir portredir. Yazar bunu, kayıp eşyadan çok kontrol hissini kaybetmenin korkusuyla açıklar. Peki, bu davranış sadece psikolojik bir mekanizma mı, yoksa toplumsal olarak öğrenilmiş bir sorumluluktan kaçış mı?

Bazı insanlar vardır; bir şey kaybolduğu anda olay yeri inceleme ekipleri gibi bakmaz... direkt savcı gibi konuşur.
"Bunu biri aldı kesin." Henüz ortada suç yoktur ama suçlu bellidir. Evde üç kişi vardır, biri sensin, biri annen, biri de televizyon... ama zanlı sayısı minimum iki.
Bu insanların en büyük özelliği, eşyayı kaybetmekten çok ihanete uğramış gibi hissetmeleri. Kalem kaybolur, bakışı değişir. Kumanda yoktur, ortam gerilir. Sanki evde gizli bir örgüt var da herkes sırayla küçük eşyaları çalıyor. u İlk aşama: İnkar ve suç atma.
"Ben buraya koymuştum ya!" (Bu cümledeki özgüven, NASA'nın roket fırlatırkenki özgüveniyle yarışır.) u İkinci aşama: Şüpheli listesi oluşturma.
"Az önce sen buradaydın..." Bir anda en masum insan bile zanlı olur. Evdeki misafir, çocuk, hatta bazen evcil hayvan bile göz ucuyla süzülür. Kedi kumandayı ne yapacak bilinmez ama ihtimal dışı değildir. u Üçüncü aşama:
Pasif agresif göndermeler.
"Alan varsa söylesin, kızmam..." Bu cümle Türkçede "Şu an çok kızgınım" anlamına gelir. u Dördüncü aşama:
Sessiz panik.
Artık suçlama yerini içten içe korkuya bırakır.
Çünkü bir ihtimal vardır:
Ya gerçekten ben kaybettiysem
Ve final sahnesi... Cepte, çantada ya da tam önünde duran nesne bir anda bulunur.
Kısa bir sessizlik.
Gözler kaçırılır.
Ve o tarihi cümle:
"Ben zaten oraya koymuştum." Bu noktada olay çözülmez, sadece yeni bir gerçeklik yazılır. Çünkü bu insanlar için önemli olan eşyayı bulmak değil, haklı çıkmaktır. u Aslında mesele basit:
Kaybettiğimiz şey çoğu zaman eşya değil... Kontrol hissi.
Ama kabul etmek zor.
O yüzden en kolayı:
"Bunu biri aldı kesin."
BUNU BİLİYOR MUYDUN