B12 eksikliği yaşayan biriyle konuşuyorsanız sabırlı olun. Çünkü o sizi dinlemiyor değildir... Sadece beyni şu an başka bir sekmede çalışıyordur. Bir odaya büyük bir amaçla girer. Kapıdan içeri adımını atar atmaz bütün plan sıfırlanır. Ortada öylece durur. Odaya bakar. Oda ona bakar. İkisi de neden buluştuklarını hatırlamıyordur. Bir süre sonra odadan çıkar. Tam kapıyı kapatırken aklına gelir.
Tekrar içeri girer. Bu sefer yine unutur. Telefonunu bulamaz. Beş dakika boyunca evi altüst eder. Koltukların altına bakar, mutfağa gider, banyoya kadar arar. Sonra biri arar. Telefon cebinden çalmaya başlar. "İyi bari çalmış da bulduk." der. Markete sadece yumurta almaya gider. Eve döndüğünde poşetten dondurma, cips, çamaşır suyu, sakız, meyve suyu ve iki paket makarna çıkar.
Yumurtayı kasada görmüş ama "Dönerken alırım." diye düşünüp unutmuştur. Ertesi gün yine markete gider. Bu kez de ekmek almayı unutur. Bir sohbetin ortasında cümleyi bırakıp, "Ben ne diyordum" diye sorar. Karşısındaki de hatırlamaz. Konuşma iki kişinin ortak hafıza kaybına dönüşür. Bazen aynı hikâyeyi aynı kişiye üçüncü kez anlatır. Karşısındaki de nezaketen ilk kez duyuyormuş gibi davranır. Anahtarını ararken elindeki poşeti, poşeti ararken gözlüğünü, gözlüğünü ararken de aslında evden neden çıkacağını unutur. Evden çıkacağı gün, evden çıkma amacını evde bırakır. Mesaj yazmaya başlar.
İlk cümleyi yazar, sonra bildirim gelir. Beş dakika sonra telefona döndüğünde kime yazdığını anlamaya çalışır. Mesaj taslağına bakıp "Bunu ben mi yazmışım" der. İnternete girer, belirtilerini yazar. İlk yorumda "Kesin B12." İkinci yorumda "Hayır, D vitamini." Üçüncü yorumda "Magnezyum eksikliği." Dördüncü yorumda biri "Glüteni bırak, düzelirsin." der. Beşinci yorumda ise "Ben çörek otu yağıyla toparladım." yazıyordur. On dakika sonra sağlık ocağına değil, yorumlar bölümüne güvenmeye başlar.
Sonra bir arkadaş gelir ve klasik cümleyi kurar: "Bir B12 iğnesi oldum, dünyaya yeniden geldim." O an ortam ikiye ayrılır. İğneyi savunanlar, hapı savunanlar ve hiçbir şey bilmediği hâlde en çok konuşanlar... Asıl komik olan ise son yıllarda internete göre bütün sorunların tek bir sebebi olması. Bir şey mi unuttun B12. Yorgun musun B12. Sürekli esniyor musun B12. İsmini hatırlayamadın mı B12. Canın hiçbir şey yapmak istemiyor mu B12.
Biraz daha devam etsen eski sevgilinin seni terk etmesini bile B12 eksikliğine bağlayacak biri mutlaka çıkıyor.
Hatta artık çevrende bir kişi bile doktor gibi davranmaya başlıyor. Sen daha "Bugün biraz halsizim." demeden, "Geçen sene benim de öyleydi, kesin B12." diye teşhisi koyuyor. Tahlil sonucu beklemeye bile gerek yok. Mahallede en az üç tane gönüllü vitamin uzmanı var. B12 eksikliği gerçekten tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur. Ama sosyal medyada öyle bir noktaya geldi ki, unutulan her isim, kaybolan her anahtar, ertelenen her iş ve sabah yataktan zor kalkılan her günün tek suçlusu ilan edildi. Yakında biri otobüsü kaçırsa bile alttan biri çıkıp "Önce bir B12'ne baktır." diyecek.
İnternetin teşhisine göre insanın başına gelen her şeyin üç açıklaması var: B12 eksikliği, D vitamini eksikliği veya magnezyum. Geri kalan bütün hastalıklar ise yorumlarda tartışılmaya devam ediyor.

16