Ayrılıktan sonra kendini suçlama dönemi

Ayrılıktan sonra insanın içinden küçük bir savcı çıkar. Üstelik bu savcı sadece seni yargılar. Karşı tarafın yaptığı bütün saçmalıklar delil yetersizliğinden düşerken senin üç yıl önce söylediğin yanlış bir cümle dosyaya girer.

"Ben biraz daha anlayışlı olsaydım..." "Keşke o gün tartışmasaydım..." "Belki fazla üstüne gittim..." "Acaba çok mu gurur yaptım" Bir süre sonra ayrılık sebebini aramıyorsun, kendine suç üretmeye başlıyorsun.

Hatta hafıza da bu dönemde taraf değiştirir. İlişkinin kötü günlerini yavaş yavaş silip güzel anları 4K çözünürlükte göstermeye başlar. Sana bağırdığı gün bulanıktır ama sahilde birlikte dondurma yediğiniz gün sinematik çekimdir. Arkada müzik bile vardır. Sonra eski mesajlara girilir. Bu çok tehlikeli bir arkeolojik çalışmadır.

2019'dan kalma bir "İyi geceler :)" mesajını bulup yarım saat analiz edersin: "Bak burada aslında beni seviyormuş." Evet. Muhtemelen seviyordu. Zaten ilişkilerin büyük bölümü tarafların birbirinden ilk günden nefret etmesi nedeniyle başlamıyor. Bir de insan ayrılıktan sonra kendisinin alternatif versiyonlarını üretir: "Daha sakin olsaydım..." "Daha romantik olsaydım..." "Daha az kıskansaydım..." "Daha çok arasaydım..."

"Daha az arasaydım..." Bir dakika. Hem daha çok arayacaksın hem daha az arayacaksın. Nasıl olacak bu Kendini suçlama döneminin en büyük problemi budur: Geçmişteki kendinden, bugün sahip olduğun bilgilerle kusursuz davranmasını beklersin. Halbuki o zamanki sen bugünkü sen değildin.

O gün bildiğin kadarını biliyordun, hissettiğin kadarını hissediyordun ve gücünün yettiği kadarını yapıyordun. Elbette hataların olmuş olabilir. Herkesin olur. İlişki dediğin şey iki kusursuz insanın İsviçre'de yaptığı diplomatik zirve değil. Bazen saçma şeylere kızılır, yanlış anlaşılır, gereksiz mesajlar atılır, gurur yapılır.

Ama bir ilişkide hata yapmakla ilişkinin bütün sorumluluğunu üstlenmek aynı şey değildir. İnsan bunu biraz geç fark eder. Bir sabah uyanır ve ilk defa şöyle düşünür: "Tamam, benim de hatalarım vardı... Ama her şey benim yüzümden olmadı." İşte iyileşme biraz orada başlar.

Çünkü ayrılıktan alınması gereken şey ömür boyu taşınacak bir suçluluk değil, bir miktar tecrübedir. "Ben nerede yanlış yaptım" sorusu faydalıdır. "Ben neden her şeyi mahvettim" sorusu ise insanın kendi kendine açtığı gereksiz bir davadır.