Türkiye'de resmi verilere göre 2025 yıl sonu itibariyle yaklaşık 33,6 milyon kara taşıtı var. Bu kara taşıtlarının %51,7'si yani yaklaşık 17,4 milyonu otomobil ve %4,7'si de kamyon ve otobüslerden oluşuyor. Ayrıca yaklaşık 5 milyon adet de kamyonet var.
Yine resmi verilerden yola çıkılarak yapılan tahminlere göre söz konusu 33,6 milyon kara taşıtının yılda 37 milyon m3 yakıt tükettiğini hesaplıyoruz. Bu da kabaca 52 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğü anlamına geliyor. Öte yandan pazarın bu kadar büyük olması nedeni ile alınan tüm önlemler ve yapılan tüm denetimlere rağmen halen kaçakçılık konusu can sıkmaya devam ediyor. Örneğin daha 4 gün önce akaryakıt sektöründe vergi kaçakçılığına yönelik olarak dev bir operasyon gerçekleştirildi ve 6 şirkete el konulurken 10 şirkete de kayyım atandı.
Peki böylesi çok sayıda aktörün olduğu ve coğrafi nedenlerle kaçakçılığın önlenmesinde polisiye tedbirlerin yetersiz kaldığı bir pazarda ne gibi adımlar atılması gerekir Açıkçası UTTS yani "Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi" bana göre akaryakıt sektörü için sessiz ama köklü bir dönüşümü ifade ediyor. UTTS sistemi ile şirket filoları ve ticari araçlar dijital denetim ağına bağlanmış oluyor. Bu sistem akaryakıt dağıtıcılarının münferit otomasyon satış sistemleri ile kolayca entegre edilebildiği için de aynı zamanda ciddi bir işlem ve muhasebe kolaylığı sağlıyor. Türkiye'de hali hazırda yapılan toplam 52 milyar dolarlık akaryakıt satışının ise sadece 18 milyar dolarlık kısmı otomasyon üzerinden yapılıyor. Yani o alanda da halen ciddi bir alan var ve UTTS sistemi söz konusu otomasyon pazarının büyümesine hizmet edecek sonuçlar sağlayabilir.
UTTS ile beraber yakıt alımları artık sadece plaka bazında değil aynı zamanda litre ve TL bazında da kayıt altına alınabildiği için beyan edilen giderler ile tüketim eşleştirilebiliyor. Ancak UTTS'nin sadece yazımda bahsettiğim bu önemli dönüşümün önemli bir bacağı ise halen eksik. Zira UTTS sistemine şimdilik sadece ticari araçların bir kısmı dahil edildi ve bana göre esas belirleyici olan ve sayısı 15 milyonu aşan bireysel araçlar halen sistemin dışında.
Bu sayıda aracın tükettiği akaryakıtın UTTS sisteminin dışında olması nedeni ile yıllık tüketim verisini tam olarak takip etmek mümkün olmadığı için mevcut istatistikler de kaba tahminlerden oluşuyor. Böylesi büyük ve önemli bir pazarda denetimi ise tahminlerle yapmanın günümüz dijitalleşme koşullarında kabul edilemez bir şey olduğu aşikâr. Elbette UTTS sisteminin bireysel araçlara uygulanmasının getireceği bazı bürokratik, teknik ve ekonomik yükler var. Konuya bu çerçevede yapılan itirazları anlamlı bulmakla beraber doğru tasarlanacak politikalarla bu yüklerin bertaraf edilebileceği de unutmamak gerekiyor. Örneğin Almanya ve Fransa gibi ülkelerde araç veri entegrasyonu trafiğe çıkış aşamasında standart donanım kapsamına alınıyor. Aynı durum neden Türkiye'de uygulanmasın Ya da otomasyon satış sistemine dahil edilirken elde edilen iskontolu akaryakıt satış imkanından elde edilen gelirlerin bir kısmı ile UTTS'ye geçiş maliyetleri karşılanabilir.

26