Sıkılaştırma, rezervler ve tüketici güveni

Ekonomi yönetiminin bir süreden bu yana sürdürdüğü dezenflasyon programının etkileri verilere yansımaya devam ediyor. Hem Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafının hem de Merkez Bankası'nın attığı adımlar ve uyguladığı politikalar neticesinde beklentiler de şekilleniyor. Elbette henüz enflasyon beklentilerinde piyasa ve Merkez Bankası arasındaki fark oldukça yüksek. Ancak daha önceki yazımda belirttiğim üzere orada da gözle görülür bir toparlanma var.Son dönem ekonomi politikalarının etkisi belki de en çok ve en hızlı Merkez Bankası rezervlerinde görülüyor. Geçtiğimiz hafta net döviz pozisyonunun 4,1 milyar dolar artıda olduğunu ve artmaya devam ettiğini takip ediyoruz. Ayrıca swap hariç net rezervler de 14 Haziran haftası itibariyle 11,4 milyar dolara yükseldi.Burada hemen bir hatırlatma yapayım. Normal koşullarda Merkez Bankası rezervleri brüt veriler üzerinden takip edilir. Ancak yakın döneme kadar bu konuda çok ciddi tartışmalar olduğu için hayatımıza "swap hariç net rezerv" kavramı da girmiş oldu. Bir dönem Merkez Bankası'nın ağırlıklı olarak swap kanalından rezerv biriktirmiş olması ve bu rezervden swaplar düşülünce eksi rakam çıkması nedeniyle konu daha da yakından takip edilir hale gelmişti. Bu bakımdan biz bir süre daha swap hariç net rezerv gelişmelerini izleyeceğiz. Tabi bu dönemde haber değeri olan konu; swap hariç net rezervlerin pozitife dönmesi.Yakından takip ettiğimiz bir diğer veri de Tüketici Güven Endeksi. Endeks, TÜİK ve TCMB işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketlerinin sonuçlarından hesaplanıyor. Amaç; tüketicilerin kişisel mali durumu ve genel ekonomiye ilişkin mevcut değerlendirmeleri ve buna ek olarak gelecek dönem beklentileri ile yakın gelecekteki harcama ve tasarruf eğilimlerinin ölçülmesi. Endeks, Haziran ayında bir önceki aya göre 2,7 gerileyerek 78,3 olmuş. Alt endekslere baktığımızda