Haftaya ABD ve İran'ın anlaşma haberi ile başladık. Küresel piyasalarda uzun süreden bu yana devam eden gerilim bir nebze olsa da yerini sakinliğe bıraktı. Zira anlaşma konusunda daha önce de pozitif gündem olmuş ancak bir şekilde işler yeniden çıkmaza girmiş ve taraflar Hürmüz Boğaz'ının kapalı kalmasına neden olacak şekilde hareket etmişlerdi. Ancak durum bu kez farklı görünüyor çünkü ilk kez İran resmi makamları da anlaşmayı doğrulayan açıklamalar yaptılar. Hatta mutabakat metninin dijital olarak imzalandığı ve ıslak imzaların Cenevre'de atılacağı duyuruldu.
Elbette bu tam anlamı ile bir barış anlaşması gibi görünmüyor. Çünkü İsrail'in anlaşmanın duyurulmasının ardından yaptığı açıklamalar sürecin her an baltalanma ihtimali olduğuna işaret ediyor. Bu bakımdan her ne kadar pek çok olumlu veri oluşmaya başlasa da piyasaların "ihtiyatlı iyimser" olduğunu söyleyebiliriz.
Anlaşma haberinin ilk etkilerini her zaman olduğu gibi altın ve petrol fiyatlarında gördük. Altın fiyatları yeniden yükselişe geçerken petrol fiyatları da belirgin bir şekilde düştü. Peki ne zaman savaş öncesi duruma döneceğiz
Savaşın pek çok ekonomide ağır hasar oluşturduğu aşikar. Bu bakımdan altın fiyatlamalarını bir kenara bırakırsak pek çok verinin savaş öncesi döneme dönmesinin çok kolay olmayacağını ve dönse ile çok uzun zaman alacağı gerçeğini kabul etmek gerekiyor.
Örneğin petrol fiyatları. Savaş öncesi dönemde bu yıl için varil başına ortalama 60 dolar seviyesinde olacağı tahmin edilen petrol fiyatlarının yeniden o seviyelere düşmesinin daha uzun zaman alacağını öngörüyoruz. Çünkü bölgedeki petrol üretim altyapısı çok ağır hasar gördü. Sektör profesyonelleri hasar alan tesislerin ve depoların onarılması ve yeniden eski kapasiteleri ile faaliyete geçmesinin uzun yıllar alacağını raporluyor. Bazı tesislerde onarım süresinin 3-4 yılı bulabileceği ifade ediliyor. Wood Mackenzie'nin çalışmasına göre etkilenen sahalar üç ay içinde eski kapasitenin ancak %70'ine, altı ay içinde ise %90'ına ulaşabilecek. Tabi her şey yolunda giderse. LNG piyasasında ise etkilerin yıllarca sürebileceği tahmin ediliyor. Savaşta günlük 3,52 milyon varillik rafineri kapasitesinin devre dışı kaldığı tahmin ediliyo. Körfez rafinerilerinin %90-95 kapasiteye ulaşması ise neredeyse 2 ayı bulacak.
Ayrıca pek çok ülke stratejik petrol rezervlerini kullandığı için Hürmüz açıldığında depoları yeniden doldurmak adına ilave petrol talebi yaratacaklar. Bu durum da kısıtlı arz ile yüksek talebin sürmesi anlamına geleceği için fiyatların istenilen seviyeye inmesi tahmin edilenden daha uzun sürecek.

33