Sanayi alarm veriyor!

Dezenflasyon programı imalat sanayiini pandemi seviyelerine indirirken, savaş maliyetleri ve kur politikası fabrikaları boşaltmaya devam ediyor—peki sektörü kurtarmak için gerçekten programa revize mi yoksa tamamen farklı bir strateji mi lazım?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, dezenflasyon programının imalat sanayii üzerinde ciddi yan etkileri olduğunu ve kapasite kullanım oranlarının pandemi dönemine yaklaştığını savunuyor. Bu iddiasını iş hacmi düşüşü, istihdam gerilemesi, finansmana erişim zorlukları ve artan girdi maliyetleriyle destekliyor; yazının ana argümanı ise mevcut ekonomik programın savaş risklerini göz önünde bulundurmadan reel sektörü zayıflattığı ve revizyona ihtiyaç duyduğudur. Ancak sanayiin sorunlarını sadece makro politikayla çözmek yeterli olabilir mi, yoksa yapısal dönüşüm mi gerekiyor?

Devam eden dezenflasyon programının farklı ekonomik veriler üzerindeki yan etkileri giderek daha da belirginleşirken en önemli etkinin imalat sanayi üzerinde olduğunu ifade edebiliriz. Her ne kadar aksi iddia edilse de kontrollü kur politikası nedeni ile hem içeride hem de dışarıda rekabetçiliğini kaybeden imalat sanayiinde kapasite kullanım oranının geldiği seviye neredeyse pandemi dönemini yakınsamış durumda. Hatta son veri pandemiden çıkış döneminin altında gerçekleşmiş görünüyor.

Merkez Bankası'nın İktisadi Yönelim İstatistikleri kapsamında derlediği İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı verisi, imalat sanayiinde faaliyet gösteren işyerlerinin mevcut fiziki kapasitelerine göre gerçekleşen kapasite kullanımlarını izlemeyi amaçlıyor. Veri aylık olarak derlenip açıklanıyor ve imalat sanayii gelişmelerini takip etmek açısından oldukça önemli. Ayrıca bu veriyi yine İSO İmalat PMI verisi ile beraber okuduğumuz tablo daha açık görünüyor.

Nisan ayında Kapasite Kullanım Oranı verisi %73,8 olarak gerçekleşti. Uzun süredir düşüş devam ediyor ve diğer veriler de imalat sanayiindeki bu daralmayı destekler nitelikte geliyor. Örneğin İSO İmalat PMI Mart ayında 47,90 olarak gerçekleşti ve bu veri oldukça uzun süreden bu yana eşik değer olan 50'nin altında.

Diğer yandan TÜİK verilerine göre; 2024 yılı Ağustos ayından bu yana aylık seride hem bir önceki yıl hem de bir önceki aya göre imalat sanayii istihdamı sürekli geriliyor. Örneğin son bir yılda toplam ücretli çalışan sayısı 203 bin kişi artarak 15 milyon 297 bine çıkarken aynı dönemde sanayi sektöründe çalışan sayısı 156 bin 967 azaldı. Her ne kadar son bir yıl içinde ücretli çalışan sayısı artıyor olsa da ağırlık hizmetler sektörüne kayıyor. Elbette bunun en önemli nedenlerinden birisi de imalat sanayiindeki daralma ve reel sektörün kur politikası nedeni ile rekabetçiliğini büyük ölçüde kaybediyor olması.

Sanayi sektörünün bir diğer sorunu da finansmana erişim ve finansman maliyeti. Devam eden aylık kredi kısıtı uygulamaları ve artan enflasyon beklentileri nedeni ile yüksek kalmaya devam eden faizin etkileri sanayi sektörünü zorlamaya devam ediyor.